T.C. Ýçiþleri Bakanlýðý e-icisleri projesi Bilgi Edinme Ýnsan Haklarý Baþvuru Formu e-mevzuat bilgi sistemi TC Kimlik no sorgulama Resmi Gazete

 
Giriş

 
DOĞAL AFETLER VE
ALINMASI GEREKLİ ÖNLEMLER























Bulunduğunuz Yer: Yayın ve Makaleler

 Kriz Yönetimininyeniden yapılandırılması Dr. Mustafa TAMER Vali
 

 

 Bu içeriği yazdırmak için tıklayın...  Yazı tipini küçültmek için tıklayın.  Yazı tipini büyütmek için tıklayın.

KRİZ YÖNETİMİNİN TÜRKİYE’DE MERKEZ VE TAŞRA ÖRGÜTLENMESİ

Dr. Mustafa TAMER*

GİRİŞ

Bilindiği gibi Türkiye’de kriz yönetimi Devlet’in örgütlenmesine paralel bir hal almış bulunmaktadır. Ekonomik, sosyal, siyasal, teknolojik ve ulaşımda meydana gelen değişme ve gelişmelere bağlı olarak Devlet dediğimiz yönetim aygıtı, kendini buna paralel olarak geliştirememiştir. Dolayısıyla mevcut yapılarda bu olumsuzluklardan kendi üzerlerine düşen payı almaktadırlar. Hiçbir kurumun kendisini bundan soyutlaması imkanı bulunmamaktadır.

Türkiye’deki mevcut kriz yönetiminin yapısı ve örgütlenmesi de genel olarak Devletin yapısına benzemektedir. Yani kriz yönetiminin yapısı da dağınık ve hantaldır. Kriz yönetimi mevcut haliyle Devlet yönetiminin kötü bir yansımasıdır ve özel anlamda onun küçültülmüş şeklidir. Kriz yönetiminin Türkiye’deki uygulanma ve örgütlenmesine baktığımızda, dağınıklık ve koordinasyonsuzluğu görmek mümkündür. Her alanda olduğu gibi bu alanda da işler çözümsüzleştikçe ve sarpa sardıkça hemen yeni bir örgüt kurulması yoluna gidilmekte ve gittikçe büyüyen ve hantallaşan bir yapı ortaya çıkmaktadır. Hiç kimse var olan yapıyı sorgulamamakta ve iyileştirme yoluna gitmemektedir. Mevcut bürokratik yapıda özü itibariyle tutucu olduğu ve statükocu olduğu için kendisine dokundurmak istememektedir. Örneğin mevcut olan Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün yanında yeni bir örgütlenmeye gidilerek Başbakanlık Acil Yönetim Genel Müdürlüğü’nün kurulması buna en iyi örnektir.

Dünya da ve Türkiye’de kriz olayı ender karşılaşılan değil, her gün yaşanan bir hal almıştır. Adeta olağanüstü bir hal olarak algılanan kriz günümüzde olağanlaşmış ve  günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmiştir. Gün geçmemektedirki krizle karşılaşmadığımız bir günümüz olamasın. Böylesine önemli bir hal alan kriz için çok dinamik ve aktif bir yapının oluşturulması kaçınılmazdır. Halbuki Türkiye’de gittikçe karmaşıklaşan bir yapının ortaya çıktığına yukarıda değinilmiş idi. Buna bir örnek olmak üzere Türkiye’de son zamanlarda meydana gelen tren kazalarında kamuoyunu bilgilendirme ve resmi açıklamalar yapma konusunda ilgisi olsun veya olmasın bütün herkes olayla ilgili açıklama yapma yetkisini kendisinde görmekte ve kamuoyu yanlış bilgilendirilmektedir. Öylesine ki hiçbir yetkilinin açıklamasında yer alan rakamlar öbürünün açıklamasını tutmamaktadır. Bu da kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine ve tedbirlerin de eksik alınmasına yol açabilmektedir.

Hâlbuki bir konuda tek yetkili olmalıdır. Âdete hastayı muayene ve ameliyat eden doktorun bir olması gibi, kriz yönetiminde de yetkili olan şahsın ve makamın en aza indirgenmesi gerekir. Öyle ya özü itibariyle meydana gelen kriz mevcut rutin yapı ile önlenemediği için kendisine has bir yapıyı zorunlu kılındığına göre, çabuk ve hızlı işleyen bir yapının kriz yönetiminde oluşturulması vazgeçilmezdir. Aksi takdirde mevcut günlük işleyen yapıyla meydana gelen krize seri ve caydırıcı müdahale edilebilseydi ayrıca bir kriz yönetimine gerek kalmazdı. Böylece kriz yönetimi hastanelerdeki acil servisler gibidir. Normal devlet aygıtını hastanelerdeki günlük hasta muayene eden servis ve polikliniklere benzetirsek, kriz yönetimi de acil servis görevini görür. Mevcut yapının ise böyle olmadığını belirtmiştik.

Hal böyle olunca; mevcut kriz yönetiminin irdelenmesi büyük önem taşımaktadır. Hâlbuki halihazırda Türkiye’de kriz yönetimi konusunda yapılan bilimsel çalışmaların ve yazılan yazıların sayısı bir elin parmağını geçmeyecek kadardır. İşte bizde bu alandaki var plan boşluğa bir katkı sağlamak düşüncesiyle bu çalışmayı kaleme almak gereğini duyduk. Bu incelenmenin yapılmasında bir diğer etkende, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesinde vermekte olduğum Kriz Yönetimi Derslerinden olan esinlenmemdir. Çünkü bu incelemenin öğrencilerime de katkısı olacağı düşüncesindeyim.

Böylece bu inceleme kapsamında, öncelikle mevcut yasal yapı ele alındıktan sonra, merkezdeki kriz yönetiminin yapısı irdelenecek ve arkasından da merkezdeki yapının sadeleştirilmesi için bir öneri ele alınacak ve daha sonrada taşra yapısı gözden geçirilecektir. Çünkü taşra işi uygulayan ve olayı asıl sırtlayandır. En sonunda ise merkez ve taşranın birlikte incelenmesinden sonra, genel değerlendirme ve sonuç bölümüyle konu bağlanacaktır.

A-MEVCUT YASAL DURUM

Türkiye’de kriz yönetimine ilişkin yasal düzenlemelerin ne kadar dağınık olduğuna daha önce değinilmişti. Bu alandaki bir inceleme sırasında yasal yapının ne olduğunun bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Bizde bu konuda, kriz yönetimi, sivil savunma, acil durum yönetimi, afet yönetimi vs gibi konularda var olan düzenlemelerden en önemli birkaç tanesini kısaca gözden geçireceğiz. Bunlara baktığımızda ise;

1)  09 Kasım 1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: Anayasanın 1119–122 maddeleri arasında Olağanüstü hal ve Sıkıyönetim konuları düzenlenmiştir. Buna göre; Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen hallerin vukuunda Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir. Anayasanın 119 ve 120 nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmi Gazetede yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır. Meclis, olağanüstü hal süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi veya olağanüstü hali kaldırabilir.

2) 8716 sayılı Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği: 09 OCAK 1997’de yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin amacı, kriz durumlarında faaliyet gösterecek olan Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezinin teşkilatlanmasını, tertiplenmesini, çalışma usullerini, görev ve sorumluluklarını belirlemektir.

3) 600 sayılı Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname: 14 Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kararnamenin amacı her türlü doğal ve beşeri kaynaklı afetlerle ilgili acil durum yönetiminin ülke düzeyinde etkin bir biçimde yapılmasını, acil durum öncesi, anı ve sonrası çeşitli alanlarda çalışmalar yürüten kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyonu sağlamaktır. Uygulamanın ayrıntıları çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecektir.

4) 7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu: 13.06.1958 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Geçen süre içerisinde duyulan ihtiyaçlara paralel olarak değişik tarihlerde, bazı maddelerinde değişiklikler yapılmış olup, ele aldığı konularla kanunda belirtilen görevlere ilişkin sorumluluk İçişleri Bakanlığına aittir. Kanunun amacı, düşman taarruzlarında, tabii afetlerde ve büyük yangınlarda halkın can ve mal kaybının en aza indirilmesi, önemli tesislerin korunması ve faaliyetlerinin sürdürülmesi ve cephe gerisi moralin muhafazası için alınacak her türlü silahsız, koruyucu ve kurtarıcı faaliyetler anlamına gelen sivil savunmayla ilgili teşkilat, yetki ve sorumlulukları belirlemektir.

5)14.02.1985 tarih ve 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun: Adı geçen kanun da Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün görevleri olarak;  Sivil savunma hizmetlerini yurt düzeyinde teşkilatlandırmak, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarda bu hizmetlerin planlamasını, uygulanmasını, koordinasyonu sağlamak ve denetimini yapmak,  her türlü silahsız koruyucu ve kurtarıcı tedbirleri, acil kurtarma ve ilkyardım faaliyetlerini planlamak ve yürütmek ve yangından korunma ve önleme tedbirlerini, itfaiye teşkillerinin standartlarını tespit etmek, personelini eğitmek, teşkilleri denetlemek ve koordinasyon sağlamak olarak sayılmıştır. 

6) Sivil Savunma İle İlgili Şahsi Mükellefiyet, Tahliye Ve Seyrekleştirme, Planlama Ve Diğer Hizmetler Tüzüğü: Sivil Savunma ile ilgili şahsi mükellefiyet, tahliye ve seyrekleştirme, planlama, eğitim, haber alma ve yayma, donatım işleri hakkında bu Tüzük hükümleri uygulanır.

7) Sivil Savunma İle İlgili Teşkil Ve Tedbirler: 7126 sayılı kanuna göre kurulacak olan hassas bölge kademeleri ve idare merkezleri ile sivil savunma mahalli kuvvetleri, koruyucu ve kurtarıcı diğer tedbirler, el koyma ve satın alma işleri hakkında bu Tüzük hükümleri uygulanır.

8) Sivil Savunma Fonu Tüzüğü: 7126 sayılı Sivil Savunma Kanununa göre kurulmuş olan Sivil Savunma Fonunun toplanma, yönetim ve sarf şekilleri bu Tüzük hükümlerine tabidir. ancak bu fon şimdilerde kaldırılmış bulunmaktadır.

9) 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun: 25.05.1959 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ele aldığı konularla ilgili sorumluluk Bayındırlık ve İskan Bakanlığına ait olan bu kanunun yayınından sonra yaşanan yoğun deprem ve sel felaketleri üzerine 1968 yılında 1051 sayılı Kanunla önemli değişiklikler yapılmıştır. Kanunun amacı, deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören ya da görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle, yapılacak yardımlara ilişkin usul ve esaslarla, yetki ve sorumlulukların belirlenmesidir.

10 ) 13/12/19 83 tarih ve 180 sayılı Bayındırlık Ve İskan Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname : Adı geçen KHK ‘de Deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ ve benzeri afetlerden evvel ve sonra meskün alanlarda alınacak tedbirlerle yapılacak yardımları tespit etmek ve bunların uygulanmasını sağlamak, bu konularda ilgili bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği yapmak, bu bakanlığın görevleri arasında sayılmış ve Afet İşleri Genel Müdürlüğü Bayındırlık ve İskan Bakanlığının ana hizmet birimi olarak kabul edilmiştir.

11) 25.10.1983 tarih ve 2935 Sayılı Olağanüstü Hal Kanunu:  Bu Kanunun amacı,  tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım,  Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması, Durumlarında olağanüstü hal ilan edilmesi ve usulleriyle olağanüstü hallerde uygulanacak hükümleri belirlemek olarak tespit edilmiştir.

12) Olağanüstü Hal Kurulu ve Bürolarının Kuruluş Ve Görevleri İle Yükümlülüklerinin Karşılığının Tespit Ve Ödenmesi Hakkında Yönetmelik: Bu yönetmelik, tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması durumlarında ilan edilen olağanüstü hallerde; Başbakanlık Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulunun kuruluş ve çalışma esaslarını,  Bölge olağanüstü hal kurulunun ve il ve ilçe olağanüstü hal bürolarının, kuruluş, toplanma, karar alma, çalışma usul ve esaslarını,  Tabii afet ve tehlikeli salgın hastalıklar nedeniyle olağanüstü hal ilan edilmesinde getirilecek yükümlülüklerin karşılığının tespit, takdir ve ödenmesine, geçici süre için alınan araç ve malların geri verilmesine ilişkin hususları,kapsar.

13) 07.06.1939 tarih ve 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu: Bu Kanun ile seferberlik ve savaş hali ile bu hallerin henüz ilan edilmemiş olduğu ancak savaşı gerektirebilecek bir durumun meydana geldiği gerginlik ve kriz dönemlerinde yapılacak seferberlik hazırlıkları ile kıtaların toplanması esnasında, alelade vasıtalarla temin edilemeyen bütün askeri ihtiyaçları veya hizmetleri bu Kanun hükümleri dairesinde vermeye veya yapmaya her şahıs borçlu olduğuna değinilmiştir..

14) 11.11.1983 tarih ve 2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanunu: Bu Kanunda geçen,  Milli Güvenlik; Devletin anayasal düzeninin, milli varlığının, bütünlüğünün, milletlerarası alanda siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik dahil bütün menfaatlerinin ve ahdi hukukunun her türlü dış ve iç tehditlere karşı korunması ve kollanmasını,  Devletin Milli Güvenlik Siyaseti; milli güvenliğin sağlanması ve milli hedeflere ulaşılması amacı ile Milli Güvenlik Kurulunun belirlediği görüşler dahilinde, Bakanlar Kurulu tarafından tespit edilen iç, dış ve savunma hareket tarzlarına ait esasları kapsayan siyaseti ni yürüten ve belirleyen Başbakana bağlı Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği teşkilatı kurulmuştur. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği; Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Milli Güvenlik Kurulunca ve kanunlarla verilen diğer görevleri yürütür.

15) 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kanunu: 09.07.1982 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun ele aldığı konulara ilişkin sorumluluk Başbakanlığa (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) aittir.Bu Kanunun amacı : Türkiye’deki tüm nükleer enerji kullanımının ve nükleer madde dolaşımının planlanması ve denetlenmesi, radyasyon güvenliğinin sağlanması, nükleer tesislerin korunması ve nükleer tehlikelerin önlenmesi konularıyla görevli ve Başbakanlığa bağlı Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun teşkilat ve görevlerinin belirlenmesidir.

16) Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik : 13 MAYIS 1996 tarih ve 22635 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren bu Yönetmelik, afet riski taşıyan bölgelerde inşa edilecek yapıların malzeme ve işçilik bakımından “Türk Standartlarına ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Genel Teknik Şartnamesi’’ kurallarına uyma zorunluluğu getirmektedir.

17) Afetlere İlişkin Acil Yardım Teşkilatı ve Planlama Esaslarına Dair Yönetmelik: 08 MAYIS 1988 tarih ve 19808 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren bu Yönetmelik, Afet yönetimine ilişkin merkez ve taşra teşkilatının kuruluşu ile yapılacak planların esaslarını belirlemektedir.

18) Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlikleri ve Ekiplerinin Kuruluşu, Görevleri, Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik: 21 Temmuz 2000 tarih ve 24116 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin amacı, Sivil Savunma Genel Müdürlüğüne bağlı arama kurtarma ekiplerinin kuruluş, görev, haberleşme, koordinasyon ve donanımla ilgili usul ve esaslarını belirlemektir.

19) 03.02.1999 tarih ve B050.SSG.075.00.01-99/40 sayılı baş emir ile yayınlanan İçişleri Bakanlığı Kriz Merkezi Yönergesi

20) 18.01.1966 tarih ve 711 sayılı Nöbetçi Memurluğu Kurulması Ve Olağanüstü Hal Tatbikatlarında Mesainin 24 Saat Devamını Sağlayan Kanun:  Bu Kanun da yetkili merciler tarafından bildirilecek alarm haberlerinin sürat ve emniyetle ilgililere ulaştırılmasını sağlamak amacı ile bakanlıklarda ve bakanlıklarca uygun görülecek teşkilat ve kurumlarında birer nöbetçi memurluğunun kurulacağına değinilmiştir.

21) 16.07.1965 tarih ve 697 sayılı Ulaştırma Ve Haberleşme Hizmetlerinin Olağanüstü Hallerde Ve Savaşta Ne Suretle Yürütüleceğine Dair Kanun: Ulaştırma ve haberleşme işleri ile ilgili Devlet Hava Meydanları İşletmesi, T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi, Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi Genel Müdürlükleri ile Denizcilik Bankası, Deniz Nakliyat, Türk Havayolları Anonim Ortaklıkları ve bunların bu hizmetleri görmek için sermayesinin yarısından fazlasına iştirak etmek suretiyle kurdukları müessese ve ortaklıklarla ulaştırma ve haberleşme hizmetleri yapmak için Devletin sermayesinin yarısından fazlasına iştirak etmek suretiyle kurulmuş bulunan veya kurulacak olanlar, aşağıdaki maddelerde yazılı esaslara göre bu hizmetleri Ulaştırma Bakanlığının direktif ve koordinatörlüğünde olağanüstü haller ve savaşta da yapmaya devam ederler.

22) 14.01.1943 tarih ve 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu:Bu Kanuna göre; daimi bakıma tabi olsun olmasın kenar ve setlerin taşkın sularla yıkılma tehlikesine veya halkın su afetine maruz bulunduğunu görenler, bunu derhal mahallin Su İşleri, Nafıa Müdür ve teşkilatına veya en yakın muhtarlara, jandarma dairelerine veyahut mülkiye amirlerine haber vermeğe mecburdurlar. Bu mecburiyet, suların kabarma ve taşması mevsimlerinde halka ilan edilir denmektedir

23) 23.07.1995 tarih ve 4123 sayılı Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar Ve Tahribata İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanun Bu Kanunun amacı, tabii afete maruz kalan yörelerde normal hayatın devamını sağlayacak hizmetlerin yürütülmesi, hasar ve tahribatın giderilmesi ile 2.2.1981 tarihli ve 2380 sayılı Kanuna göre kurulmuş fonlardan yapılacak yardıma ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

24) 27.08.1999 tarih ve 4452 sayılı Doğal Afetlere Karşı Alınacak Önlemler Ve Doğal Afetler Nedeniyle Doğan Zararların Giderilmesi İçin Yapılacak Düzenlemeler Hakkında Yetki Kanunu: Bu Kanunun amacı; doğal afetlere karşı alınacak önlemlerin belirlenmesi, bu afetler nedeniyle doğan zararların giderilmesi, yeni yerleşim alanlarının kurulması, imar, ihale, müteahhitlik, müşavirlik hizmetleri ile kültür ve tabiat varlıklarını koruma, sivil savunma, mevcut fonların işleyişi ve gerektiğinde ilave fon kurulması, her türlü bağış ve yardımların etkin kullanımı, ekonomik konularda düzenleme, doğal afetler sonucunda doğacak zararların karşılanmasına yönelik bir sigorta sisteminin oluşturulması doğal afet bölgelerinde yeni il ve ilçeler ile yeni büyük şehir belediyeleri kurulması ve teşkilat kanunlarında yapılacak değişiklikler ile ivedi ve zorunlu hallere münhasır olmak üzere Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermektir.

25) 20.06.1997 tarih ve 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun: Bu Kanunun amacı; yangın, yersarsıntısı, yer kayması, fırtına, taşkın, sel, don, dolu, kuraklık, haşere ve hastalık gibi nedenlerle tarımsal ürünleri, canlı - cansız (toprak dahil) üretim araçları ve tesisleri zarar gören veya yok olan ve bu yüzden çalışma ve üretme imkanları önemli ölçülerde bozulan çiftçilere, köylünün kurmuş olduğu tarımsal amaçlı üretim kooperatiflerine, Devletçe gerekli yardımların yapılmasını sağlamak ve yapılacak yardımlara ilişkin usulü ve esasları belirlemektir.

B-TÜRKİYE’DE KRİZ YÖNETİMİNİN MERKEZ ÖRGÜTLENMESİ

Daha öncede değinildiği gibi; kriz yönetiminin kapsamı ve alanı çok geniştir. Türkiye’de uygulanan kriz yönetimleri çok dağınık ve çeşitlidir. Krizin konusuna göre farklı tedbirler ve örgütler devreye girmektedir. Sözgelimi doğal afetlere ilişkin olarak farklı bir yapılanma, olağanüstü hallerle ilgili farklı bir yapılanma, kriz merkezlerinin kuruluşu için daha farklı tedbirler, sivil savunmanın durumu ve acil durum genel müdürlüğünün kurulması bu konudaki çeşitliliği ve karmaşayı göz önüne sermektedir. Biz ise burada doğrudan krize en yakın konuları ve düzenlemeleri ele alacağız. Diğer konuları yine kapsam dışında tutacağız. Çünkü bunların tamamını bir arada incelemek böyle bir incelemenin boyutlarını çok aşmaktadır. Bu konular ise Başbakanlık Kriz Yönetimi Merkezi, İçişleri Bakanlığı Kriz Merkezi, Başbakanlık Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Afetler Merkez Koordinasyon Kurulu, Bakanlıklar Ve Kurumların Kriz Merkezleri Ve Kızılay Genel Müdürlüğüdür.

1) Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi

Türkiye’de kriz yönetimi adıyla yapılan düzenlemelerin en temeli Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi düzenlemesidir. Bu konu Bakanlar Kurulu’nun 30.09.1996 tarih ve 96/8716 sayılı kararıyla yürürlüğe giren ve 9 Ocak 1997 tarihinde 22872 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan‚ ‘Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği’ ile ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Adı geçen Yönetmeliğin 4 ncü maddesinde;

Kriz hali aynen, “devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü ile milli hedef ve menfaatlerine yönelik hasmane tutum ve davranışların; anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya hak ve hürriyetlerini ortadan kaldırmaya yönelik şiddet hareketlerinin, tabii afetlerin, tehlikeli ve salgın hastalıkların, büyük yangınların, radyasyon ve hava kirliliği gibi önemli nitelikteki kimyasal ve teknolojik olayların, ağır ekonomik bunalımların ve iltica ve büyük nüfus hareketlerinin ayrı ayrı veya birlikte vuku bulduğu hallerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi “Krizle ilgili hususları çözümlemek ve krizi sona erdirmek üzere Başbakanlık sorumluluğunda Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği bünyesinde teşkil edilen merkezi’’

Kriz Merkezi “Genelkurmay Başkanlığı, ilgili Bakanlıklar, kurum ve kuruluşlar ile il ve ilçelerde kurulan merkezleri’’

Olağanüstü Hal “Tabi afet, tehlikeli salgın hastalıkları veya ağır ekonomik bunalım halleri ile Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzeninin veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veye şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddi bir şekilde bozulması durumunu’’

Seferberlik “Devletin tüm güç ve kaynaklarının başta askeri güç olmak üzere savaşın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanması, toplanması, tertiplenmesi ve kullanılmasına ilişkin bütün faaliyetlerin uygulandığı, hak ve hürriyetlerin kanunlarla kısmen veya tamamen sınırlandırılması halini’’

Savaş “Devletin bekasını temin etmek, milli menfaatleri sağlamak ve milli hedefleri elde etmek amacı ile başta askeri güç olmak üzere devletin  maddi ve manevi tüm güç ve kaynaklarının hiçbir sınırlamaya tabi tutulmadan kullanılmasını gerektiren silahlı mücadeleyi’’ ifade ettiği tanımlanmıştır.

Diğer yandan, krizle ilgili sorumluluğa gelince krize ilişkin yönetmeliğin uygulamasından Başbakan veya görevlendireceği bir Devlet Bakanı, hizmetlerin yürütülmesinden  Genelkurmay Başkanı, Bakanlar, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ile ilgili kurum ve kuruluşların en üst düzey yöneticilerinin sorumlu olduğu 3 ncü maddede belirtilmiştir.Aynı maddede ayrıca; Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği  Başbakanlık Kriz Merkezinin devamlı faal halde tutulmasından, sistem içerisinde yer alan birimlerin bilgilendirilmesinden ve krize ilişkin faaliyetleri Başbakan adına koordine etmekten sorumludur. Aynı şekilde Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı ve Ekonomiden Sorumlu Devlet bakanlığı belli durumlarda kriz halini ülke genelinde koordine etmekten sorumlu tutulmuştur.

a)Başbakanlık Kriz Yönetimini Gerektiren Haller

Krizi oluşturan ve kriz yönetimini gerektiren hallerin neler olduğu, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliğinin 5 nci maddesine  göre;

1) Yurtdışında, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne, egemenlik haklarına, milli hedef ve menfaatlerine yönelik tehdit emarelerinin belirmesi ve gelişme göstermesi,

2) Yurt içinde Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetlerini ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin bozulması,

a) Terör olayları

b) Kanunsuz grev, lokavt ve işi bırakma eylemleri

c) Etnik yapı, din ve mezhep farklılıklarından kaynaklanan olaylar.

3) Tabii afetler

a) Deprem

b) Su baskını

c) Çığ düşmesi

d) Toprak kayması ve kaya düşmesi

e) Büyük ölçekli kazalar (Kara, deniz ve havada meydana gelen)

f) Diğer meteorolojik afetler

4 )İltica ve büyük nüfus hareketleri 

5) Tehlikeli ve salgın hastalıklar

6) Büyük yangınlar

-- Bina ve tesis yangınları

-- Orman yangınları

-- Gemi yangınları

7)Nükleer ve kimyasal madde kazaları

8) Ağır ekonomik bunalımlar

9) Diğer haller

b-Başbakanlık Kriz Yönetiminin Esasları

Kriz yönetiminin esasları adı geçen yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer almıştır. Buna göre;

1) Müessir bir kriz yönetimi için, kriz durumlarının zamanında teşhisi, kriz durumlarında takip edilecek usullerin önceden tespiti, işler olarak muhafazası ve kriz tedbirlerinin gecikmeden uygulamaya konulması esastır. Kriz yönetimi, bir kriz durumunun teşhisinden başlayarak gerekli yönlendirici kararların alınmasına uygulanmasına takip ve kontrolüne kadar uzanan bir seri faaliyetlerin manzumesidir.

2) Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi, kriz emarelerinin belirmesi ve başlaması ile birlikte ilgili organlardan birinin (MGK, Bakanlar Kurulu, ilgili Bakanları, MGK Genel Sekreteri ve Başbakanlık Müsteşarı) teklifi ve Başbakanın direktifi ile faaliyete geçer. Ancak Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Sekretaryası, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Bilgi Toplama , Araştırma ve Değerlendirme Başkanı başkanlığında çekirdek olarak Milli güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği nezdinde kurulur ve çalıştırılır. Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi faaliyete geçirildiğinde personeli tamamlanır.

3) Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi başlangıçta krizin şiddeti, ihtiyaç duyulan tedbirlerin özellikleri ve merkezin faaliyete geçme maksadının gizlilik derecesi dikkate alınarak kurum ve kuruluşlardan Başbakan tarafından seçilen birkaçı ile faaliyete geçirilebilir. Bunlar çekirdek kadro olarak mütalaa edilir.

4) Kriz önlenemediği veya giderek tırmanma eğilimi gösterdiği hallerde, durumun gelişmesine göre olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali ilan edilmesi, Kriz Koordinasyon Kurulunca yasalara uygun yöntemlerle ilgili mercilere önerilir. Bu hallerin ilan edilmesine kadar geçen sürede olaylar önlenememiş ise Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi ve Kriz merkezleri, harekat merkezleri haline dönüşür. Olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halleri ilan edilen durumlarda ise kriz merkezleri, Başbakan tarafından aksi emredilmediği takdirde ilgili mevzuatta belirtilen Koordinasyon Kurulu veya Hükümet Harekat Merkezine ait yapı oluşturur. Kriz veya harekat bu kurullarca aynı mahalden sevk ve idare edilir.

5) Kriz esnasında kriz merkezleri, kamu kurum ve kuruluşları ve özel kuruluşlar bilgi, haber ve istihbaratı periyodik raporlarla Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezine iletmekle yükümlüdür.

c- Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezinin Teşkilatı

Türkiye’de kriz merkezlerinin yapılanması ve sıralanması aşağıdaki gibidir. Buna göre;

1) Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi

2) Genelkurmay Başkanlığı Kriz Yönetim Merkezi (Kuvvet Komutanlıkları ile irtibatlı)

3) Bakanlıkların Kriz Merkezleri (Devlet Bakanlıkları Hariç)

4) İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşların Kriz Merkezleri

5) İl Kriz Merkezleri

6) İlçe Kriz Merkezleri

7) Bölge (mobil) Kriz Merkezlerinden, oluşmaktadır.

Kriz yönetimi merkezi, bir sevk ve idareyi gerektirir. Bu nedenle, devlet çapında kriz yönetimi başbakanlık Kriz Yönetim  Merkezi tarafından, tek yerden sevk ve idare edilir. Diğer kriz merkezleri, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezinin uygulanmasını istediği tedbirlerin icrası yönünde kararlar alırlar ve bu tedbirlerin icrası için gereken teknik, taktik ve idari çalışmaları ve uygulamaları yaparlar.

Kriz Koordinasyon Kurulu: Başbakan veya yetki vereceği bir devlet bakanı başkanlığında krizin cinsine göre ilgili devlet bakanları, bakanlar, Genelkurmay Başkanı veya temsilcisi, MGK Genel Sekreteri ile ihtiyaç duyulan müsteşar ve başkanlardan oluşur.Bu kurul, kriz ile ilgili sorunların çözüme kavuşturulacağı en üst kuruldur. Başkanın veya kurul üyelerinin isteği üzerine toplanır, gerektiğinde kriz değerlendirme ve takip kurulu tarafından olağanüstü toplantıya çağrılır. MGK Genel Sekreteri ise kurulun çalışmalarında koordinatör olarak görev yapar.

Kriz Değerlendirme ve Takip Kurulu: Başbakanlık Müsteşarının başkanlığında, krizin cinsine göre ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşların Müsteşar ve Başkanları ile Genelkurmay Başkanlığı temsilcisi ve MGK Genel Sekreter Başyardımcısından oluşur. Bu kurulun koordinatörü MGK Genel Sekreter Başyardımcısıdır. Kurul, koordinatörün teklifi, kurulun kararı ile uygun görülecek periyotlarla toplanır. Gerektiğinde sekreterya tarafından olağanüstü toplantıya çağrılır.

Sekreterya: Sekreterya Başbakanlık Müsteşar Yardımcısının başkanlığında, krizin cinsine göre, Başbakanlık, Genelkurmay, Bakanlıklar ve ilgili kurum ve kuruluşların yetkili ve uzman temsilcilerinden oluşur. Sekreteryada ayrıca, krizin cinsine göre alt gruplar oluşturulur. Bunlar;

1) İşlem Grupları

-- Gıda Ve Tarım Hücresi

-- Sağlık Hücresi

-- Mali Ve Ekonomik Analizler Hücresi

-- Kara, Deniz, Hava Ulaştırma Hücresi

-- NBC Hücresi

-- Sivil Korunma Hücresi

-- Akaryakıt Ve Diğer Enerji Kaynakları Hücresi

2) Alarm Komitesi (Hücresi)

3) Basın - Yayın Enformasyon Grubu

4) İdari İşlem Grubu

-- Ulaştırma kısmı

-- Muhabere kısmı

-- İdari kısmı

5) Tercüme ve Mesaj Kontrol Bürosu

Kriz Merkezlerinin görevlerine gelince; Kriz merkezleri, Genelkurmay Başkanlığı, Bakanlıklar, ilgili kurum ve kuruluşlar ile krizin meydana geldiği il ve ilçelerde kurulur. Bakanlıklarda Müsteşar Yardımcısı, illerde Vali Yardımcısı, ilçelerde Kaymakam tarafından sevk ve idare edilir.Buna göre;

1) Krizle ilgili bilgi, haber ve istihbarat, periyodik raporlarla Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezine iletir.

2) Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezinden bildirilen ve alınması istenen tedbirleri uygulamaya yansıtır. Uygulama sonuçlarını değerlendirir. Değerlendirme sonuçlarına göre kararlar alır, uygular.

3) Sorumluluk alanındaki ihtiyaçları belirler, imkan dahilindeki ihtiyaçları karşılar, imkan dışındaki ihtiyaçları bir üst merkeze bildirir.

4) Birimler arası koordinasyonu sağlar

5) Tedbirlerin uygulama sonuçlarında yapılan değerlendirmeleri, krizle ilgili çalışma ve uygulamalarla ilgili diğer hususları Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezine bildirir.

6) Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezinin düzenleyeceği kriz yönetim tatbikatlarına katılır.

Diğer yandan, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezinin bütçe ihtiyaçları Başbakanlık bütçesinden, kriz merkezlerinin bütçe ihtiyaçları ilgili kuruluş bütçelerinden karşılanır. Kriz hali, krize neden olan durumun ortadan kaldırılması veya gerginliğin tırmanması ile ülkede olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali uygulamasında geçildiğinde sona erer. Kriz halinin olağanüstü hal ve sıkıyönetim haline dönüşmesi durumunda Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Sekreteryası, Başbakan tarafından aksi emredilmediği takdirde ilan edilen halin mevzuatındaki Koordinasyon Kuruluna, seferberlik ve savaş haline dönüşmesi durumunda ise Hükümet Hareket Merkezine alt yapı oluşturarak krizi veya harekatı sevk ve idare eder.

Söz konusu Yönetmeliğin getirdiği geçici düzenlemeye göre yürürlüğe girmesinden itibaren iki ay içerisinde kriz merkezi açması gereken makamlar kendi yönergelerini hazırlar ve ast birimlerine yayımlar. Genelkurmay Başkanlığının ve Bakanlıkların onaylı yönergesini alan ast birimler ikinci ay içerisinde kendi yönergelerini hazırlayarak ilgili makamın onayını müteakip kendi ast birimlerine yayımlar. Kaymakamlıklar ve Garnizon Komutanlıkları dahil ast birimler ise kendi üst makamlarından aldıkları onaylı yönergelere uyumlu kendi yönergelerini üçüncü iki ay içerisinde hazırlayarak bağlı bulundukları makama onaylatır. Böylece her düzeydeki kurum ve kuruluşun kendi yönergesini hazırladığı kabul edilmekte veya  varsayılmaktadır.

2) İçişleri Bakanlığı Kriz Merkezi

İçişleri Bakanlığı kendi bünyesinde 03.02.1999 tarih ve B050.SSG.075.00.01-99/40 sayılı baş emir ile yayınlanan Bakanlık Kriz Merkezi Yönergesini hazırlamış ve yürürlüğe koymuştur. Buna göre; Kriz Merkezi, Kriz Değerlendirme Ve Takip Kurulu ve Sekreteryadan oluşur. Bakanlık Kriz Merkezi, bakanlık birimlerinin ve bağlı kuruluşlarının temsilcilerinden, bakan veya bakan adına müsteşar emri ile kurulur ve çalıştırılır. Bakanlık Kriz Merkezinin oluşturulması ile birlikte, krizi meydana getiren olayın özelliğine göre, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Sekreteryasında görev yapacak “İçişleri Bakanlığı İşlem Grubu” oluşturulur. Bakanlık Kriz Merkezi unsurları ile Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezinde hizmet vererek işlem grubunda görev yapacak personelin tespiti ve olayların gelişmesi, yönerge’de olayın özelliğine göre koordinatör olarak belirlenen birimlerce yapılacaktır. Koordinatör olarak belirlenen birimler şunlardır;

1) Dış tehditlerde, Emniyet Genel Müdürlüğü,

2) Yaygın şiddet hareketlerinde, Jandarma Genel Komutanlığı,

3) Tabii afetlerde, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü,

4) Büyük yangınlarda, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü,

5) İltica ve büyük nüfus hareketlerinde, Emniyet Genel Müdürlüğü

6) Tehlikeli ve salgın hastalıklarda, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü,

7) Radyasyon tehlikesi ve hava kirliliği gibi kimyasal tehlikelerde, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü

8) Ağır ekonomik bunalımlarda, İller İdaresi Genel Müdürlüğü koordinatör birim olarak görevlendirilmiştir.

-- Birden fazla birimi ilgilendiren kriz durumlarında ise koordinatör birimler arasında öncelik sırası belirlenmiştir.

-- Bakanlık Kriz Merkezi, seferberlik ve savaş hali ilan edildiğinde Bakanlık Harekat Merkezine dönüşecektir.

a-İçişleri Bakanlığı Kriz Değerlendirme ve Takip Kurulu

Bu kurul müsteşar veya yetki vereceği Müsteşar Yardımcısının başkanlığında, krizin özeliğine göre bakanlık birimlerinin ve bağlı kuruluşlarının yetkililerinden oluşur. Kriz değerlendirme takip kurulu, krizin şiddetine göre koordinatörün teklifi, kurulun kararı ile uygun görülecek periyotlarla toplanır. Görevlerine gelince;

1) Kriz yaratan olayın önlenmesi, ortadan kaldırılması veya milli menfaatlerimiz doğrultusunda yönlendirilmesi için, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi’nin talimatları doğrultusunda teknik ve bürokratik çalışmaları yürütür.

2) Kriz merkezlerinden gelen krize ilişkin haberleri değerlendirir, değerlendirme sonuçlarına göre alınacak önlemleri belirler ve bunların uygulanması için girişimlerde bulunur, görevlendirme yapar.

3) Yapacağı çalışmalarla ilgili, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi, bakanlıklar, gerekli görülecek kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon ve işbirliğini sağlar.

4) Bakanlık kaynaklarından temin edilecek araç, gereç, personel ve imkânların hizmete tahsisini yönlendirir. İmkân dışındaki ihtiyaçları Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezine bildirir.

5) Normal durumlarda, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezinin düzenleyeceği tatbikata katılır.

6) Lüzum gördüğü hizmet ve faaliyetlerde sekreteryayı yetkilendirir.

b- İçişleri Bakanlığı Kriz Merkezi Sekreteryası

Sekreterya; koordinatör birimden asgari daire başkanı seviyesindeki bir personelin başkanlığında, krizin özelliğine göre bakanlık birimlerinin ve bağlı kuruluşlarının yetkili ve uzman personeli ile diğer personelinden oluşur. Görevlerine gelince;

1) İl Kriz Merkezlerinden gelen krizle ilgili bilgileri toplar, gerekenleri ilgili makamlara iletir, gerekirse Kriz Değerlendirme ve Takip Kuruluna ve Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezine sunar.

2) Kriz konusundaki uygulamaları takip eder ve yapacağı değerlendirme sonuçlarına göre, ihtiyaç duyulacak yeni hal tarzları hazırlar, yetkisi dahilinde olanları çözüme kavuşturur, yetkisini aşanları Kriz Değerlendirme Takip Kuruluna sunar.

3 ) Üst kurullardan verilecek direktiflere göre, gerekli çalışma ve hazırlıkları yapar, brifingler hazırlar.

4) Kendisine irtibatlı kriz merkezleriyle, (il – ilçe kriz merkezi) gerekiyorsa kamu kurum ve kuruluşları ile koordinasyon faaliyetlerinde bulunur.

5) Üst kurullar tarafından verilecek diğer görevleri yapar.

Diğer yandan, Sekreteryanın Organları ve Görevleri ise Sekreteryanın Başkanı koordinatör birimden asgari bir daire başkanıdır. Görevlerine gelince;

1) Sekreterya personelinin sevk ve idaresinden, disiplininden ve eğitiminden sorumludur.

2) Değerlendirme ve Takip Kurulunun çalışmalarında sekreterlik yapar.

3) Sekreterya birimlerini, gelişen ve değişen durumlara göre teşkil eder ve görevler verir.

4) İşlem kısmında görevli temsilcileri, gerektiğinde çalışma gruplarına ayırarak çeşitli görevler verir.

5) Sekreterya birimleri arasında koordinasyon ve işbirliğini sağlar.

6) Sekreteryada yürütülen hizmetlerin zamanında ve eksiksiz yapılmasını sağlar.

7) Vardiya gruplarını ve bunların çalışma esas ve usullerini belirler

8) Sekreteryada görevli personelin, ilgili birimlerden noksansız katılmasını sağlar, gerektiğinde ilave personel isteğinde bulunur

9) Bakanlık Kriz Merkezinde kullanılan her türlü araç, gereç, cihaz ve malzemeyi temin eder ve bunların faal durumda bulundurulmasını sağlar.

10) Değerlendirme ve Takip Kurulunun vereceği görevleri yapar.

A) İşlem Kısmı: Krizi meydana getiren olayların özelliğine göre koordinatör birimin temsilcisinin başkanlığında diğer temsilcilerden oluşur. Görevleri:

a) Evvelce yapılmış hazırlık ve planlarla ilgili uygulamaları takip ederler, bu konularda gelen bilgileri değerlendirirler ve gerekenleri sekreterya başkanına sunarlar.

b) Yapılan değerlendirme sonuçlarına göre, ihtiyaç duyulacak uygulamalar için alınacak önlemleri belirler ve sekreterya başkanına teklif ederler.

c) Sekreterya başkanından ve üst kurullardan verilecek direktiflere göre gerekli çalışma ve hazırlıkları yaparlar.

d) Sekreteryada görevli diğer birimlerin temsilcileri ise, gerektiğinde kendi birimiyle işbirliği ve koordine içinde çalışırlar.

e) Gerektiğinde diğer görevlilere yardımcı olurlar.

B) Muhabere Kısmı: Sekreterya başkanının birim temsilcilerinden görevlendireceği herhangi birimin sorumluluğunda, diğer personelden oluşur. Görevleri;

a) Bakanlık Kriz Merkezinin muhabere hizmetlerini yürütür, gerekli muhabere vasıtalarını belirler ve temin eder.

b) Temin edemediği ihtiyaçlarını sekreterya başkanına bildirir.

c ) Gelen ve giden evrak ile haberleşmenin gizlilik ve emniyetini sağlar.

d) Kriz Merkezinin faaliyete başlaması ile sekreteryanın emrine girecek “ kripto merkezi”nin çalışmalarını takip eder, gerektiğinde personeline görev verir.

e) Kripto Merkezi vasıtasıyla gelecek bilgileri, muhabere kısım amiri gizlilik derecesine riayet ederek sekreterya başkanına sunar.

f) Muhabere vasıtalarını bakımlı ve faal bulundurur.

C) İdari Kısım :İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı temsilcisinin sorumluluğunda ilgili personelden oluşur.Görevleri;

a) Bakanlık Kriz Merkezi’nin her türlü idari hizmet ve faaliyetlerini yürütür.

b) Sekreteryanın araç, gereç, malzeme, cihaz ve ödenek ihtiyaçlarını belirler.

c ) Gelen - giden her türlü evrak ve mesajın kayıtlarını tutar, ilgililere ve ilgili yerlere ulaşmasını sağlar.

d) Vardiya gruplarının göreve geliş - gidişlerini takip eder. Bunun için verilen servis aracının çalışma planlamasını yapar.

e) Bakanlık Kriz Merkezinin iç emniyetini sağlar.

f) Brifingle ilgili hazırlıkları yapar.

g) Sekreteryanın iaşe, yazı, desinatör ve fotokopi işlerini yürütür. Bunlara ait malzemenin tedarikini ve cihazların çalışır durumda bulundurulmasını sağlar.

3)Başbakanlık Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü

583 ve 600 sayılı KHK ile Başbakanlığın görevleri kapsamına eklenen “Ülke güvenliğini etkileyecek ölçekteki deprem, heyelan, kaya düşmesi, yangın, kaza, meteorolojik afet, nükleer ve kimyasal madde kazaları ve göç hareketleri ile ilgili acil durum yönetiminin ülke düzeyinde etkin şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemleri almak ve acil durum yönetimi gerektiren olayların vukuundan önce alınacak önlemler, olay sırasında yapılacak arama, kurtarma ve yardım faaliyetleri, olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak” hükmü gereğince bu genel müdürlüğün görevleri;

a) Acil durum yönetiminin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarında acil durum yönetimi merkezlerinin kurulmasını sağlamak, çalışma esaslarını belirlemek ve bu merkezler arasında koordinasyonu sağlamak.

b) Acil durum yönetimi gerektirecek olayların önlenmesi ve zararlarının azaltılması için kurum ve kuruluşlarca gerekli önlemlerin alınmasını kısa ve uzun vadeli planların hazırlanmasını ve bilgi bankalarının kurulmasını izlemek ve değerlendirmek.

c) Acil durum yönetimine geçilen hallerde kamu ve özel sektöre ait her türlü kara deniz ve hava taşıtlarıyla kurtarma ve yardım araç ve gereçlerinden yararlanılmasında koordinasyon hizmetlerini yürütmek.

d) Acil durumlarda yardım sağlayan gönüllü kuruluş ve kişiler için teşvik edici düzenlemeler yapmak, yardım malzemelerinin teslim alınmasını, korunmasını ve ihtiyaç noktalarına sevk edilmesinde koordinasyonu sağlamak

4) Sivil Savunma Genel Müdürlüğü

Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün görevleri aşağıdaki gibi sayılmıştır. Buna göre,

a) Savaş zamanı halkın can ve mal güvenliğini sağlamak, tabii afetlerde can ve mal kurtarma, büyük yangınlarda can ve mal kaybını azaltma, savaş zamanı her türlü savunma faaliyetlerinin sivil halk tarafından desteklenmesini sağlamak.

b) Sivil savunma hizmetlerini yurt düzeyinde teşkilatlandırmak, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarda bu hizmetlerin planlanmasını, uygulanmasını ve koordinasyonunu sağlamak ve denetimini yapmak;

c) Her türlü silahsız, koruyucu ve kurtarıcı tedbirleri, acil kurtarma ve ilk yardım faaliyetlerini planlamak ve yürütmek, yangından korunma ve önleme tedbirlerini, itfaiyenin standartlarını tespit etmek, personeli eğitmek, denetlemek ve koordinasyonunu sağlamak, sivil savunma arama ve kurtarma birlikleri ile ekiplerini hazır halde bulundurmak, gerektiğinde göreve sevk etmek.

5)Afet İşleri Genel Müdürlüğü

 Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün görevleri kanunda aşağıdaki gibi sayılmıştır. Buna göre;

a) Afet olduğunda acil yardımın uygulamasını ve koordinasyonunu yapmak.

b) Afete uğramış bölgelerde süratle geçici yerleşme ve barınmayı sağlayıcı kısa ve uzun süreli tedbirlerin alınmasını uygulamak ve uygulatmak, bu bölgelere götürülmesi uygun görülen hizmetleri yapmak, ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla koordinasyon ve işbirliği sağlamak.

c) Tabii afete uğrayabilecek yerleri bölgeleri tespit etmek, afetlerin önlenmesi için gerekli tedbirleri almak.

d) Afete uğrayabilecek bölgelerde afetlerden en az can ve mal kaybı ile kurtulmayı sağlayacak tedbir ve esasları ilgili bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği içinde belirleyip uygulamasını sağlamak.

6) Afetler Merkez Koordinasyon Kurulu

Afetler Merkez Koordinasyon Kurulu’nun görevleri kanunda aşağıdaki gibi sayılmıştır. Genel hayatı geniş ölçüde etkileyen afetlerde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı müsteşarlığının başkanlığında; Milli Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri, Bakanlığı, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarları ile Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanı veya Genel Müdüründen oluşur. Genelkurmay Başkanlığının sorumlulukları ile ilgili konularda kurula Genelkurmay Başkanlığı temsilcisi katılır. Görevlerine gelince;

a) Başbakanlıktan alacağı talimatların uygulanmasını sağlar

b) Afet bölgesi valilerinden ve diğer kaynaklardan alınan bilgilerden valilik ihtiyaçlarının giderilmesi ve varsa sorunlarının çözülmesi için kararlar alır.

c) Bu kararlar doğrultusunda bakanlıklar, kurum ve kuruluşlar ile afet bölgeleri arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlar, çözümlenemeyen sorunlar varsa Başbakanlığa sunar.

d) Dış ve iç yardımlarla ilgili koordineyi sağlar.

e) Alınan bilgi ve raporların değerlendirilmesi sonucunda Başbakanlığa sürekli bilgi verir.

f) Bakanlık, kurum ve kuruluşların illeri takviye ve destek planları gereğince yapılması gereken işlemleri her safhada izler aksamalar varsa tedbirler alır veya aldırtır.

7) Bakanlık – Kamu Kurum Kuruluş Kriz Merkezleri BKYM Yönetmeliği uyarınca en üst düzey yöneticilerin başkanlığında kurulur. Bakanlık–Kamu Kurum Kuruluşlarının görev alanlarıyla ilgili olarak koordinasyon, sevk ve idareden sorumludurlar.

8) Kızılay Genel Müdürlüğü

Kızılay Genel Müdürlüğünün görevlerine bakacak olursak;

a) Afet hizmetlerinin gereğine uygun olarak gerek genel merkezde gerekse afet bölgesinde yapılacak çadır, battaniye, yiyecek, giyecek gibi yardımların en süratli şekilde yapılmasını organize eder.

b) Komite kararları doğrultusunda ilgili kuruluşlarla işbirliği içerisinde afetin yaygınlık ve şiddet derecesi göz önünde tutularak afetzedelerin geçici barınma, iaşe, giyim kuşam ve gerekli acil ihtiyaç maddelerini karşılar.

c) Yurt içinden ve yurt dışından gelen yardım malzemelerini teslim alarak depolar ve komitenin tahsis edeceği yerlere dağıtır.

d) Gerekli gördüğü takdirde, sağlık hizmetlerinde yardımcı olmak üzere ihtiyaç duyulan yerlere sağlık ekibi, kan ve kan ürünleri tıbbi malzeme gönderir. Bu konularda Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ve kuruluşlar ile iş birliği yapar.

C) KRİZ YÖNETİMİ İLE İLGİLİ YAPILAN BAZI BİLİMSEL ÇALIŞMALAR

Bu bölümde Kriz yönetimi konusunda yapılmış olan bazı bilimsel çalışmalardan söz edilecektir. Bunların incelenmesi neticesinde; konuya farklı noktalardan nasıl bakıldığını görme imkânı elde etmeye çalışmak nedeniyledir. Bu çalışmalar özetlenirken ise aslına sadık kalınarak ve fazla yorum katmadan buraya nakledilmeye çalışılacaktır.

Bu çalışmalardan birisi, İçişleri Bakanlığı Strateji Merkezi ve İTÜ Afet Yönetim Merkezi tarafından Temmuz 2002 tarihinde düzenlenen Ulusal Acil Durum Yönetim Modeli Geliştirilmesi Projesine Ait Nihai Rapor’ dur. Adı geçen rapor uygulamadan gelenler ile bilim adamlarının konuyu birlikte ele aldıkları güzel bir çalışma örneğidir.

Bir diğer çalışma ise, Kutluay ÖKTEM, Ahmet KARABİLGİN ve arkadaşlarından oluşan Merkez Valilerinin hazırlamış olduğu Mart 2002  tarihli İçişleri Bakanlığı Merkez Valileri Araştırma Raporunda yer alan Yönetim  Afet Yönetimin Yeniden Yapılandırılması ve Kriz Yönetimi  konulu çalışmadır.

Ayrıca, Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından 11-14 Kasım 2002 tarihlerinde Ankara`da düzenlenen ‘’Uluslararası Acil Durum Yönetimi Sempozyumu’’ daki  Sonuç Raporu Kapsamlı Acil Durum Yönetiminin Temel İlkeleri Ocak 2003 tarihinde yayımlanmıştır.

En son olarak ise; İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 12.03.2003 gün ve 1214 ile 1215 sayılı görev emirleri uyarınca. Mülkiye Başmüfettişi Ömer SEYMENOĞLU ve Mülkiye Başmüfettişi Mustafa AYYILDIZ tarafından 10.05.2003 tarihinde düzenlenen “Kriz yönetimi, mülki idare amirlerinin kriz yönetimindeki görev-yetki ve sorumlulukları ile kriz yönetimi iş ve işlemlerinin teftişine ilişkin usul ve esasların araştırılma konusunu teşkil eden ‘’ İnceleme ve Araştırma Raporu düzenlenmiş ve İçişleri Bakanlığı internet sayfasında yayınlanmıştır. (www.işişleribakanlığı. gov. tr)

Yukarıda bahsi geçen inceleme ve çalışmalardan bu bölümde kısaca bahsedilecektir. Bu ise incelemekte olduğumuz konu ile ilgili daha geniş fikir sahibi olmamızı sağlayacaktır. Bu konuda yapılmış başkaca bilimsel çalışmalar olmakla birlikte hepsinin burada ele alınması imkanı bulunmadığından sadece bunlarla yetinilmiştir.

1) Ulusal Acil Durum Yönetimi Geliştirme Projesi

Daha öncede değinildiği gibi; İçişleri Bakanlığı Strateji Merkezi ve İTÜ Afet Yönetim Merkezi tarafından Temmuz 2002 tarihinde düzenlenen Ulusal Acil Durum Yönetim Modeli Geliştirilmesi Projesine Ait Nihai Rapor’ dur. Adı geçen rapor uygulamadan gelenler ile bilim adamlarının konuyu birlikte ele aldıkları güzel bir çalışma örneğidir. Adı geçen rapora göre acil durum yönetimi her türlü tehlikeye karşı hazırlıklı olma, zarar azaltma, müdahale etme ve iyileştirme amacıyla mevcut kaynakları organize eden analiz, planlama, karar alma ve değerlendirme süreçlerini kapsamaktadır. Tehlikeler doğal, teknolojik ve insan kaynaklı olabilir ve her tür tehlikeye karşı ortaya çıkabilecek riskler analiz edilerek, acil durum yönetiminin amaçları çerçevesinde ele alınmalıdır. Acil durum yönetiminin amaçları, hayat kurtarmak, yaralanmaları önlemek, mal-mülk ve çevreyi korumaktır. Acil durum yönetimi dört evreden oluşur. Ancak bu dört evre bazen çakışabilir, bazen de aynı anda yürütülmesi gerekebilir.. Dört evrenin içeriği kısaca aşağıdaki gibidir:

Hazırlıklı Olma: Planlama, eğitim ve uygulamalarla herhangi bir tehlikeye karşı hazırlıklı olma, zararları azaltma, müdahale etme ve normal hayata dönmeyi sağlamada iyileştirme için etkin bir acil durum yönetimi çalışmasıdır.

Zarar Azaltma: Çeşitli tehlikeler ve onların etkileri sonucu oluşacak can ve mal kaybından kaynaklanacak zararları uzun dönemde azaltmak veya ortadan kaldırmak için yapılan ve sürekliliği olan çalışmalardır.

Müdahale: Can ve mal korumak/kurtarmak için acil durum personeli, donanımı ve kaynaklarını kullanarak afetzedeleri tahliye etmek, ihtiyacı olanlara, yiyecek, içecek, barınak ve tıbbi bakım sağlamak, kritik kamu hizmetlerinin çalışmasını sağlamak için acil durum eylemlerinin yürütülmesidir.

İyileştirme: Toplum ve bireylerin, işyerlerinin ve devlet kurumlarının kendi kendilerine çalışabilmeleri, normal yaşama dönmeleri ve gelecekte olası tehlikelere karşı korunmalarını sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmasıdır.

Acil durum yönetiminin dört evresi bir bütünlük içerisinde ele alınmalı, afet öncesi, sırası ve sonrasında etkin bir şekilde uygulanmalıdır. Bu dört evre, doğrusal olarak ilişkili değil, döngüsel bir ilişki yapısı göstermektedir. Afet olmadan hazırlıklı olma ve zarar azaltma etkin bir şekilde uygulanmalı, afet sırasında müdahale ve sonrasında iyileştirme yapılmalıdır. Elde edilen tecrübelere dayanarak, iyileştirmeden sonra, başa dönülerek hazırlıklı olma ve zarar azaltma evrelerine geçilmelidir. Bu kavramsal yaklaşım, ulusal düzeyden en küçük idari birime kadar geçerliliğini korur. Acil durum yönetimi “yaşayan” bir yönetimdir, sürekli yenilenmeli, revize edilerek değiştirilmelidir. Dört evrenin başarıyla ve etkin uygulanması, yapılacak organizasyonun olası afetler göz önünde bulundurularak ve sorumluluğun paylaşılmasıyla gerçekleşir. Yapılan organizasyonların modüler bir yapı içermesi, ilgili birimlerin her dört evre içerisinde kolayca entegre olabilmesini sağlar. Organizasyon içerisinde uzmanlık alanları doğrultusunda sorumluluk paylaşımı, etkili bir iletişimin birimler arasında olmasıyla, afetin kontrol altında tutulmasını sağlar. Acil durum yönetiminde dört evrenin entegrasyonu kamu, özel sektör ve gönüllü kuruluşların en üst düzeyde koordineli bir şekilde çalışmasıyla gerçekleşir.

Acil durum yönetimin ülkemizdeki halihazır yapısında birden çok kurumun sorumlu olması, buna karşın kimi sorumluluk ve görev alanlarının ise sahipsiz olması uygulamada sık sık yetki ve sorumluluk karmaşası ile karşı karşıya kalınmasına neden olmaktadır. Bu sorun, acil durum yönetimine ilişkin tüm işlevlerin bir elden ve eşgüdümlü olarak yönetilmesi ile ortadan kaldırılabilecektir. Dünyada acil durum yönetimi alanında deneyime sahip ülkelerde yapılan incelemeler sonucunda, afetler ve acil durumlarla ilgili ülkesel ölçekteki teşkilat yapısında ortak olan özelliğin, genellikle işlevlerin bir tek ajans veya benzeri bir kurum ya da kuruluşun eşgüdümünde sürdürülmesidir. Araştırma kapsamında incelenen 18 ülkenin 10`unda bu örgütlenme bakanlıklar üstü veya başbakanlığa bağlı bir kurum iken, 8`inde ise bir bakanlık (içişleri bakanlığı ya da milli savunma bakanlığı) bünyesinde yer almaktadır. Ülkemize yönelik teşkilat değerlendirmesi sonucunda, acil durum yönetiminden sorumlu birden fazla kurumun olduğu ve bu kurumların farklı bakanlıklar altında ya da bakanlıklar üstü düzeyde bulunması nedeniyle bir yetki ve sorumluluk karmaşası ile karşı karşıya olunduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle 1999 yılında yaşanan afetler sonrasında, bu soruna dayalı olarak bakanlıklar üstü düzeyde ve doğrudan Başbakanlığa bağlı, acil durumlarda farklı kurum ve kuruluşlar arasındaki yetki ve sorumlulukların belirlenmesinde koordinasyon görevi üstlenecek bir kurumun yapılandırılması için kanun hükmünde kararname çıkarılmıştır. acil durum yönetiminin yapısı gereği farklı bakanlıkların katılımını gerektirmesi nedeni ile diğer kurum temsilcileri, bakanlıklar üzeri bir seviyede teşkilatlanmanın ve başbakanlığa bağlı müsteşarlık ile bakanlıklar arası ilişkileri ve eşgüdümü sağlayan uygun daire başkanlıklarının yapılandırılması gerektiği görüşünü benimsediklerini acil durum yönetiminin yeniden yapılanmasının gerekli olduğu konusunda, acil durum yönetiminin dağınık kurumsal yapılar altında ve dağınık yasal düzenlemelerin etkisi ile etkisizleştiği de katılımcıların hemfikir olduğu bir konu olarak tespit edilmiştir. mevcut kurumsal yapının reorganizasyonu, standartlar, eğitim birliği, yetki ve sorumluluk alanlarının netleştirilmesi, eşgüdümü sağlayan kurumsal yapının oluşturulması, ülke-il-ilçe düzeyi gibi farklı düzeylerde kurumsal yapının uyumlu çalışmasının sağlanması konularında yeni düzenlemelerin yapılması gerektiğini önerilen yapının acil durum işlevlerinin gerektirdiği bakanlıklar arası işbirliğinin eşgüdümünü sağlayan, bakanlıklar üstü bir yönetimsel seviyede gerçekleşmesi ve bunun başbakanlığa bağlı bir müsteşarlık olması, kendi yasa-yönetmelik, maddi imkan, ekipman, eğitim, organizasyon ve personel alt yapısına sahip olması gerekmektedir. Bu nedenle yukarıda sözü edilen eşgüdüm seviyesinin ve temsilin Başbakanlığa bağlı müsteşarlık düzeyinde olması, acil durum yönetiminin evrensel kabullere geçmiş disiplinler arası yapısının bir gereği olarak görülmektedir.

Esasen ülkemizde afetlere yönelik hazırlıklı olma ve zarar azaltma için iki afet arasında kullanılması gereken zamanın değerlendirilememesinin nedeni de, halihazır yapının karmaşıklığı ile birlikte doğru bir acil durum anlayışının benimsenememesidir. Zira hemen her afette ülkemizde başarı ile müdahale ve iyileştirmenin yapılmasına karşın, ülkemizin afetlere karşı sürekli hazırlıksız ve eğitimsiz yakalanarak büyük can ve mal kaybına uğraması da bundan kaynaklanmaktadır. Yaşanan büyük afetler sonrasında, yalnızca o afete yönelik müdahale düzeyindeki hazırlıklar da, acil durum planlamasında farklı tehlikelere bağlı zarar azaltma ve hazırlıklı olma çabalarının göz ardı edilmesine neden olmaktadır.

Yukarıda sözü edilen yapılanma önerisi, çağdaş acil durum yönetiminin kentsel ve kırsal planlama, zarar azaltma, hazırlıklı olma, eşgüdüm, yönetim, lojistik ve iletişim unsurlarının en az operasyonel boyut kadar önemsenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bütünleşik acil durum yönetimi ilkelerine uygun olarak, afetlerle ilgili yeniden yapılanmada sadece deprem tehlikesine odaklanmayıp tüm doğal, teknolojik ve insan kaynaklı acil durumların birlikte ele alınması gerekmektedir. Çünkü ülkemizde kuraklıkla beraber sel, rüzgar ve kar fırtınaları, don, dolu, yıldırım çarpması, orman yangınları, çığlar, asit yağışları, meteorolojik hortumlar, sıcak hava dalgaları gibi bir çok meteorolojik afet, sık sık birer felakete dönüşerek gelişmiş ülkelere nazaran çok daha fazla insan ve ekonomik kayıplara neden olmakta ve geçerli çözümler de geliştirilememektedir. Bu nedenle önerilen Acil Durum Yönetimi Müsteşarlığı bünyesinde sismoloji ile hava tahmin müdürlüğü birlikte değerlendirilmiştir.

İtfaiye teşkilatlarının yapılanması ile ilgili olarak; hâlihazırda belediyeler bünyesinde hizmet veren ve önemli bir operasyonel yükü zaten yerine getirmekte olan itfaiye teşkilatının, aynı müsteşarlık yapısı altında bir "itfaiye ve arama-kurtarma genel müdürlüğü"ne bağlanarak, itfaiye teşkilatının halihazırda sıkıntısını çekmekte olduğu, eşgüdüm, eğitim, standart belirleme-geliştirme, liyakat saptama, kadro açma-atama ve yükseltme ile denetleme işlevlerinin siyasetler üstü ve tek elden yerine getirilmesi yararlı olacaktır.

Sivil Korunma Genel Müdürlüğü`nün, Başbakanlığa bağlı kurulması önerilen "acil durum yönetimi ve afet işleri müsteşarlığı"nın bünyesinde de yer alması önerilebilir. Diğer yandan operasyonel yapıdaki işlevsel ve tamamlayıcı rolleri değerlendirilerek Sivil Korunma Genel Müdürlüğü ile İtfaiye ve Arama Kurtarma Teşkilatının, "Acil Durum Yönetimi ve Operasyonları Genel Müdürlüğü" adı altında İçişleri Bakanlığı bünyesinde yer alması da olasıdır. Bu durumda her üç fonksiyonun da birer daire başkanlığı halinde teşkilatlandırılması önerilebilir. Bu öneri, operasyonel yapının tamamıyla Müsteşarlık bünyesinden ayrılması anlamına gelmektedir. Ancak genel planlama, bakanlıklar arası hizmet gruplarının organizasyonu, hizmet sürekliliği, eşgüdüm konularının Müsteşarlık bünyesinde gerçekleştirilmesi yararlı olacaktır. Operasyonel konularda ise Başbakanlık kanalı ile görev delegasyonu yapılabilecektir. Hâlihazırda Bayındırlık Bakanlığı bünyesinde bulunan Afet İşleri Genel Müdürlüğünün de her türlü zarar azaltma ve önlem alma, meslek odaları ile ilişki ve eğitim işlevlerini de üstlenerek sözü edilen müsteşarlık bünyesinde afetlerle mücadelenin önemli bir işlevini daha etkin yerine getirmesi "afet işleri ve yerel yönetim genel müdürlüğü" adı altında mümkün olabilecektir. Bu durum, erken uyarı, hazırlıklı olma ve zarar azaltma işlevlerinin aynı çatı altında bütünlüğünün sağlanması açısından da yararlı olacaktır.

Acil durum yönetiminin bir müsteşarlık düzeyinde temsili gereklidir. Müsteşarlığın bakanlıklar arası koordinasyonu sağlaması gereklidir. Bu nedenle Başbakanlığa bağlı olması yerinde olacaktır. Müsteşarlığa bağlı olarak, sivil korunma ve itfaiye teşkilatının arama kurtarma faaliyetlerini de kapsayarak, acil durum planlama faaliyetinin, hava tahmin ve sismoloji, yerel yönetim ve afet işlerinin birer genel müdürlük düzeyinde teşkilatlanması ve gönüllü örgütlerin eşgüdümünü sağlayan en az bir daire başkanlığı altında toplanarak eğitim, standart, alt yapı, eşgüdüm konularının yürütülmesi sağlanmalıdır. İdari yapının kademeli olarak ülke, il, ilçe ve muhtarlık düzeyindeki bir hiyerarşik yapılanma içinde planlama ve karar alma-operasyon boyut ayrımları gözetilerek, her kademede organizasyonunun acil durum ilkeleri gözetilerek yapılması gerekmektedir. Erken uyarının, afetlerle mücadelede giderek daha önemli bir yer kazanması nedeniyle, önerilen müsteşarlık bünyesi içinde tüm sismik, hidrolojik ve meteorolojik afetlere karşı erken uyarı amaçlı bir daire başkanlığının kurulması yararlı görülmektedir. Yerel yönetimlerin özellikle planlama ve karar alma inisiyatifleri kısıtlanmaksızın ülke ölçeğinde afetlere karşı belirli planlama standartlarına kavuşturulması için aynı müsteşarlık bünyesinde bir daire başkanlığı altında teşkilatlandırılması faydalı olacaktır. Gönüllü örgütlerin halihazırda fevkalade dağınık, eşgüdümsüz ve standartlara uygun olmayan yapılarının, bir şemsiye altında denetlenebilir ve afetlerde eşgüdüm içinde kullanılabilir bir kaynak haline getirilmesi ve aynı müsteşarlık altında bir müdürlüğün bu yapının standart, akreditasyon ve eşgüdüm sorunlarını çözebileceği düşünülmektedir. Tüm alımlar ve bağışlara ilişkin afet muhasebesinin tutulabilmesine olanak verecek standart bir afet muhasebe makbuz ve belgeleme sisteminin tüm ülke çapında tekdüze bir hale getirilmesi yararlı olacaktır.Arama kurtarma faaliyetlerinin İtfaiye teşkilatı tarafından yapılması, sivil korunma teşkilat yapısı altındaki operasyonel birimlerin itfaiyeye devri ve Sivil korunmanın daha ziyade acil durum eğitimi, planlama yapan unsurlara veri aktarma ve planlama, hizmet ve faaliyet standardizasyonu, iletişim konularında çalışmasının yararlı olacağı sonucu, araştırma kapsamında ortaya çıkmıştır.

İlçe düzeyinden başlayarak tehlike ve risk analizlerinin, yeniden yapılandırılacak Sivil Korunma Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulması bölgesel, il ve ilçe düzeyindeki planların hazırlanmasında kullanılabilecektir. Her ilde yerel yönetimlerce kurulan ve genellikle birden fazla olduğu gözlenen acil durum merkezlerinin her ilçede ve ilde birer adet olacak şekilde yapılandırılması yararlı olacaktır.Planlamada yerelliği ön plana alan kademeli alarm düzeyine göre aşamalı olarak devreye sokulacak planların kesin, açık ve basit bir ifade ve içerikte oluşturulması gereklidir.Planlamanın merkezden taşraya doğru değil, belirli ilke ve başlıkları belirlenmiş plan çerçevelerinin merkezde oluşturulup, yöresel özelliklere göre detaylı risk ve tehlike analizlerine göre ayrıntılı yerel planların yerel uygulayıcılar ile ortak yapılması yönteminin izlenmesi yararlı olacaktır.Tüm kentsel alanlarda afetlere yönelik olarak yeni bir ulusal planlama ve konsept anlayışının belediye ve imar teşkilatlarınca kabullenilmesi ve bunun koordinasyonunun ihdas edilecek müsteşarlığa bağlı Yerel Yönetimler Daire Başkanlığı tarafından denetlenmesi ve onanması sağlanmalıdır.Gönüllü kuruluşların acil durum yönetiminde sorumluluk sahibi olabilecek kriterlere göre eğitimi ve akreditasyonu yapılarak bu kuruluşların gücünden mümkün olduğu kadar yararlanılması yararlı olacaktır.

Adı geçen çalışmada eğitim, iletişime ve diğer konulara ilişkin önerilerde yer almaktadır. Ancak burada onların ayrıntısına fazla girilmeyecektir.

2) İçişleri Bakanlığı Merkez Valilerinin 2002 Tarihli Araştırma Raporu

Bahsi geçen bir diğer çalışma ise; Kutluay ÖKTEM, Ahmet KARABİLGİN ve arkadaşlarından oluşan Merkez Valilerinin hazırlamış olduğu Mart 2002 tarihli İçişleri Bakanlığı Merkez Valileri Araştırma Raporunda yer alan Yönetim Afet Yönetimin Yeniden Yapılandırılması ve Kriz Yönetimi konulu çalışmadır. Adı geçen çalışmadan anladığımıza göre; 28 Şubat 1984 tarih ve 3056 Sayılı Kanunla Başbakanlık Teşkilatı "Devlet Durum Merkezi Başkanlığı" şeklinde Türk Kamu Yönetimine girmiştir.3056 Sayılı Yasanın 18. maddesinde "Devlet Durum Merkezi" nin  28 Şubat 1982 gün ve 9/4337 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Başbakanlık "Devlet Durum Merkezi Başkanlığı" yasal olarak 1982 yılında kurulmuş olmakla birlikte, kuruluşunu tamamlayamamıştır. Ağustos 1990 tarihinde Başbakan`ın onayı ile "Buhran Yönetim Merkezi Kurulması" na dair yönerge yürürlüğe konulmuştur.30.9.1996 tarihli ve 96/8716 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen "Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği ve MGK Genel Sekreterliği`ne sorumluluklar yükleniyor. MGK Genel Sekreteri, kriz yönetim faaliyetlerini koordine etmekten, Merkezin devamlı faal halde tutulmasından ve sistem içinde yer alan birimlerin bilgilendirilmesinden sorumlu tutulmaktadır Yönetmelik, MGK Genel Sekreteri`ne sorumluluk yüklemenin yanı sıra, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Sekreteryasının da MGK Genel Sekreterliği nezdinde kurulmasını öngörüyor. Kısacası, Yönetmelik, kriz yönetiminin sorumluluğunu MGK Genel Sekreterliğine veriyor.

Halbuki adı geçen raporda yer alan ifadelerden de anlaşıldığına göre; kanunsuz grev, lokavt ve işi bırakma eylemlerinin, etnik yapı, din ve mezhep farklılıklarından kaynaklanan olayların, deprem, sel baskını, çığ düşmesi, toprak kayması gibi doğal afetlerin, iltica ve büyük nüfus hareketlerinin, tehlikeli ve salgın hastalıkların, büyük yangınların (bina ve tesis yangınları, orman yangınları, gemi yangınları), radyasyon ve hava kirliliği gibi önemli nitelikli kimyasal ve teknolojik afetlerin, ağır ekonomik bunalımların ve hallerin yarattığı kriz durumlarının giderilmesinin MGK`nın ve MGK Genel Sekreterliği ile ne ilgisi olabilir? MGK, "Devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili kararların alınması ve gerekli koordinasyonunun sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kurulu`na bildirmek" üzere kurulmuş bir danışma organıdır. Bu organın sekreterliğini yapmak, gündemini hazırlamak, kararlarını yazmak, üyelerine imzalatmak, toplantı tutanaklarını tutmak, basın bildirisinin taslağını hazırlamak v.b. görevleri yapmak üzere öngörülen MGK Genel Sekreterliği, yangınla, selle, hastalıkla uğraşırsa asli görevini nasıl yerine getirecektir?

Diğer yandan araştırmanın vardığı bir diğer sonuç ise; Başbakanlıkta "Türkiye Afet Yönetimi Kurumu" adında "İlgili" yeni bir kurum oluşturulmalı ve kuruluş olarak Başbakanlıkla bağlantılı olmalıdır. Tüzel kişiliğe haiz Katma Bütçeli, bağımsız gelir kaynaklarına sahip olmalı ve özel bir kanunla kurulmalıdır.-Ayrı bir personel rejimine tabi bulunmalı ve bölgedeki elemanlar çok iyi yetişmiş, her türlü teknolojik olanaktan yararlanabilen çekirdek kadrolar olmalıdır.Afet ve Acil Durum yönetiminde ülkede tek otorite olmalıdır. Kamu, özel kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları arasında işbirliği ve eşgüdümü sağlamalıdır.-Afet öncesi, afet sırasında ve afet sonrasındaki görevleri yerine getirmelidir.

Örgüt Yapısına gelince; Merkezde;Vali statüsünde kurum başkanı,genel karar ve yürütme organı, danışma, denetim ve bilim kurulları , ana hizmet ve yardımcı hizmet birimlerinin kurulması sağlanmalıdır denilmektedir Merkezde sadece Başbakanlık Müsteşarının Başkanlığında ilgili Müsteşarlardan oluşan "Afetler Acil Durum Eşgüdüm Kurulu" görev yapmalıdır. Birde bu kurulun üstünde Başbakan veya görevlendireceği Devlet Bakanının Başkanlığında ilgili Bakanlardan oluşan "Afetler Acil Durum Üst Eşgüdüm Kurulu" bulunmalıdır.Taşrada;Bölgesel ve il düzeyinde örgütlenmelidir. Mevcut Yapının Tasfiyesi ile Başbakanlık Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Orman Bakanlığı`nın orman yangınları ile görevli birimi, Belediyelerin İtfaiye ve Ambulans birimleri olmak üzere afete ilişkin görev ve yetkili tüm kamu kurum ve kuruluşları kadro, personel, taşınır ve taşınmaz malları, araç, gereç ve tesisleri ile yeni kurulacak kurum`a devredilmelidir. Devri yapılacak kuruluşlar yeni yönetim içinde eritilecek; eski yapının devamına (isim-görev-unvan) izin verilmeyecektir.

İlişkiler ve Yardımlar Sivil toplum kuruluşları ile özel gerçek ve tüzel kişilerle olan işbirliği ve ilişkiler ayrıntılı bir biçimde düzenlenecektir. Silahlı kuvvetlerden yardım istenmesi durumu; koşulları, süresi, yardımın türü önceden planlanıp, kesinleştirilmen, sivil otoritenin mutlak emri ve kararı egemen olmalıdır. Yardıma gelen kuvvet; yasal görevli ve yetkili makamları devre dışı bırakmayacak kesin düzenlemeler yapılmalıdır. Taşra Afet yönetimine ilişkin merkezde yetkili ve görevli tek bir kurum olmadığı için taşrada da tek bir benzer örgütlenme bulunmamakta ve afete hazırlık farklılık arz etmektedir. Gelirleri; genel bütçeden ve mahalli kaynaklardan karşılanacak il valisine bağlı bir kuruluş "Afet ve Acil Durum Müdürlüğü" kurulmalı, acil durumda il düzeyinde arama, kurtarma, ilkyardım ve trafik kazalarına müdahale hizmetleri bizzat veya ilgili birimlerin desteği ile yürütülmelidir. Bu ekipler ilde veya başka bir yörede büyük çaplı afet vukuunda yeni kurulacak Türkiye Afet Yönetimi Kurumu`nun bölge birliklerinin emrine girerek faaliyette bulunmalıdır. İl`de eşgüdüm ise Vali`nin veya görevlendireceği Vali Yardımcısının Başkanlığında ilgili daire müdürlerinden oluşan "İl Afet ve Acil Durum Eşgüdüm Kurulu" tarafından sağlanmalı, bu kurulun sekreterya hizmetleri kurulacak birim tarafından yürütülmelidir. Denilmek suretiyle açıklamalara yer verilmiştir. Kriz yönetimine ilişkin önerilerde ise;

1-"Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği" yasal dayanağa kavuşturularak yeniden gözde geçirilmeli, kriz yönetimine sık sık başvurulmamalı, her doğal afet olayında kriz yönetimi ilan edilmemeli, kriz yönetimi süresi olabildiğince kısa tutulmalı, tüm kamusal hizmetler olağan yönetim modeli içinde sürdürülmeli, yönetmelik başta Anayasa olmak üzere yasalara aykırı hükümlerden ayıklanmalı, Hukuka, Kamu Yönetimi Biliminin temel doğrularına uygun bir biçimde yeniden düzenlenmelidir.

2- Kriz Yönetim Merkezi makam olarak Başbakanlık karargahında ve fiziki olarak Başbakan`a en yakın bir yerde oluşturulmalıdır. Merkezde görev alacak yönetici, danışman, uzman, teknik ve idari personel olabildiğince sivil görevlilerden seçilmelidir.

3- Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Başkanlığı ayrı bir birim biçiminde Başbakanlık Teşkilatında yer almalı. Kriz Merkezinin sekreteryası yeni oluşturulacak Başkanlıkça yürütülmeli, MGK Genel Sekreterliği`nce üstlenilmiş olan tüm yetki, görev ve sorumluluklar yeni oluşturulacak "Kriz Yönetim Merkezi Başkanlığına devredilmelidir.

4- Bölge düzeyinde "Kriz Yönetim Merkezi" oluşturulmasına ihtiyaç duyulması halinde; kriz konusunda kurum ve kuruluşlar arasında işbirliğini sağlamak üzere bir "Koordinatör Vali" görevlendirilmelidir.

5- İl ve ilçelerde oluşturulacak "Kriz Merkezleri" Vali ve Kaymakamların başkanlığında oluşturulmalı, her il ve ilçe için ayrı ayrı YÖNERGE düzenlenmesi yerine Başbakanlıkça tek tip bir YÖNERGE hazırlanarak il ve ilçelere gönderilmelidir, il ve ilçelerde bu yönerge tüm kurum ve kuruluşlar için bağlayıcı olmalıdır. İl ve ilçelerde her kurumun ayrı ayrı Yönerge hazırlaması (Örneğin: Garnizon Komutanlıklarınca hazırlanan yönergeler) uygulamasına son verilmelidir.

6- Bakanlık Kriz Merkezlerinde görev alacak personelin güvenlik soruşturmaları önceden yapılmalı, güven duyulmayan personel işe başlatılmamalıdır. Görev alan personele de yönetim tam güven duymalıdır. Kimi kriz hallerinde Bakanlık Kriz Merkezi devre dışı bırakılarak, ikinci bir (tali) Kriz Merkezi (başka bir yerde) oluşturularak yeni bir personel kadrosuna görev verilmesi uygulaması tekrar edilmemelidir

Bütün bu öneriler uygulamadan gelen kişilerin yapmış olmaları nedeniyle son derece önemlidir. Bu konuda yapılacak düzenlemelerde dikkate alınmaları faydalı olacaktır.bunlar gözetilmeden yapılacak düzenlemeler havada kalacaktır.

3)Uluslararası Acil Durum Yönetimi Sempozyumu(11-14 Kasım 2002)

Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından 11-14 Kasım 2002 tarihlerinde Ankara`da düzenlenen ‘’Uluslararası Acil Durum Yönetimi Sempozyumu’’ daki  Sonuç Raporu Kapsamlı Acil Durum Yönetiminin Temel İlkeleri Ocak 2003 tarihinde yayımlanmıştır.Adı geçen sempozyumda dile getirildiğine göre;Türkiye, tarih boyunca doğal afetlere sıkça maruz kalmış bir ülkedir. Ağırlıklı olarak depremler ve seller, daha seyrek olmakla birlikte toprak kaymaları ve çığlar Türkiye`deki doğal afetlerin başlıca kaynaklarıdır. Cumhuriyet döneminde doğal afetlere müdahale politikaları 1939 Erzincan depremi sonrası geliştirilmeye başlanmış, ancak afetlere karşı alınacak tedbirler afet sonrası dönemlerdeki acil yardım, geçici iskan ve yeniden yapılanma (iyileştirme) çalışmalarının düzenlenmesi ile sınırlı kalmıştır. Sonraki yıllarda meydana gelen doğal afetler, acil müdahale (arama, kurtarma, acil yardım) politikalarına olan ihtiyacı ortaya koymuştur. Bu konuda yapılan yasal düzenlemeler ile afet bölgelerindeki Kaymakam ve Valiler acil müdahalenin eşgüdümü ile yetkili kılınmışlardır. Son yılların güncel deyimi olan “kriz masası” Vali veya Kaymakamın başkanlığındaki eşgüdüm merkezini tanımlamakta, acil müdahaleye katkıda bulunacak olan kurumların (Yerel Yönetimler, Silahlı Kuvvetler, Kızılay, Sivil Savunma Md., Sağlık Md., vb.) temsilcileri kriz masasını oluşturmaktadır. Afetlere hazırlıklı olma çalışmaları ise 7269 sayılı yasada öngörüldüğü üzere il ve ilçelerde hazırlanan acil müdahale planları ile tanımlanmıştır. Meydana gelen afetin yerel boyutları aşması ve ulusal afet boyutuna ulaşması durumunda eşgüdüm merkezi doğrudan Başbakanlık olmakta, veya “Başbakanlık Kriz Masası” kurulmaktadır.

Kısaca özetlenen acil durum yönetimi sistemi, 1999 yılına dek meydana gelen yerel veya bölgesel boyutlu afetlere müdahalede yeterli olabilmiştir. Ancak 1999 Marmara Depremi`nde mevcut afet müdahale sistemi başarılı olamamış, önemli eşgüdüm problemleri ortaya çıkmıştır. Yaşanan büyük deprem sonrasında Türkiye`deki acil durum yönetimi sistemi kapsamlı biçimde sorgulanmıştır. Ulusal boyutlu afetlerde, acil müdahale ile görevli kurumlar arasında yeterli bir eşgüdüm sağlanabilmesi için yeni bir yapılanmaya ihtiyaç olduğu genel olarak kabul görmüştür. Bu amaçla kurulan Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü, eşgüdüm sağlaması gereken diğer kurumların afetlerle ilgili yetki ve sorumlulukları yeniden tanımlanmadığı ve eşgüdüm sağlaması için gerekli olan yetki ve kaynaklara sahip kılınmaması nedeniyle kuruluş amacındaki etkin konuma ulaşamamıştır. Diğer yandan 1999 Marmara depremi sonrasında, afetlere hazırlıklı olmanın afet zararlarını azaltmada temel unsur olduğu toplumun tüm kesimlerince kabul edilmiştir. Ancak Türkiye`nin bu konuda da yeterli düzeyde olmadığı, ilgili kurumların yetki ve sorumluluklarının yasal bir bütünlük içinde yer bulmadığı, daha da önemlisi, bu kurum ve kuruluşların afet risklerinin azaltılması için üstlenmeleri gereken rollere hazır olmadıkları 1999 Marmara Depremi`nde açıkça ortaya çıkmıştır.

 Sempozyumun sonucunda genel olarak ortaya çıkan görüş, Türkiye`de üst düzeyde bir afet eşgüdüm yönetimi biriminin oluşturulması yönünde olmuştur. Temel görevi acil durum yönetimi olmakla birlikte, Başbakanlığa doğrudan bağlı bir müsteşarlık seviyesinde olmasının çalışmalarını etkin kılacağı görüşüne varılmıştır. Bu kuruluşun, acil durum sırasında ilgili kurumlar arasında eşgüdüm sağlayan, afete hazırlık evrelerinde ise ilgili merkezi ve yerel kuruluşlara ve yerel toplumlara yol gösteren, bilgi üreten, bilgi aktaran ve eğitim konularında teknik ve mali destek sağlayan bir rol üstlenmesi önerilmiştir.Bu Müsteşarlığın afet öncesi ve afet sonrasındaki başlıca görevlerinin aşağıda özetlenen işleri ve çalışmaları kapsayabileceği öngörülmektedir: Merkezi düzeydeki acil durum yönetiminde Başbakanlık, ilgili Bakanlıklar, kamu, özel ve sivil toplum kurum ve kuruluşları arasındaki eşgüdümü sağlamak. Bölgesel düzeydeki acil durum yönetiminde merkezi kuruluşlar ile bölgesel kriz yönetimi arasındaki eşgüdümü, bilgi ve yardım akışını düzenlemek. Merkezi ve bölgesel düzeydeki acil durum yönetiminde müdahale planlarının hazırlanmasına ve güncelleştirilmesine öncülük etmek, finansman, bilgi ve eğitim desteği sağlamak. Yerel düzeyde yönetici eğitimi, mesleki eğitim ve toplum eğitimi çalışmaları düzenlemek. Toplum eğitimi için eğitim malzemesi üretmek, sağlamak ve eğitici yetiştirmek. Risk yönetimi için gerekli olan teknik planlama ve yapı yönetmeliklerinin geliştirilmesi ve güncelleştirilmesi amacıyla araştırmalar yaptırmak, katkı sağlamak.· Yerleşim bölgelerinde risk profillerinin ve “sakınım planlarının” elde edilmesi çalışmalarına öncülük etmek, proje finansman desteği sağlamak olarak belirlenmelidir denmiştir.

Görevleri yukarıda özetlenen eşgüdüm biriminin (Acil Durum Yönetimi Müsteşarlığı) sorumluluklarını etkin biçimde yerine getirebilmesinin başlıca koşulunun yönetsel ve mali bağımsızlık olduğu, siyasi etkilere açık bir kurumun sayılan hizmetleri yerine getirmede yetersiz kalacağı Sempozyuma katılan delegelerin büyük çoğunluğu tarafından dile getirilmiştir. Yapılandırılması önerilen üst düzey eşgüdüm biriminin gelecekte meydana gelmesi kaçınılmaz olan doğal afetlere müdahale etmede ve zararlarını azaltmada başarılı olabilmesi için kurumsallaşmasının sağlanması ve kendisine tanımlanan rollerdeki etkisinin güçlendirilmesi gereklidir. Bunun için dört anahtar faktör söz konusudur. Kurum idari ve mali özerkliğe sahip olmalıdır (Otonomi). Kurumun bütçesi, tanımlanan görevleri yerine getirebilmek için yeterli olmalıdır. Kurum, kendisine verilen görevleri yerine getirebilmek için gerekli olan nitelikli personeli işe almaya yetkili olmalıdır. Hükümet, Kurum`un eşgüdüm konusundaki yetkisinin etkin kılınması için desteğini açıkça ifade etmeli ve bunu kurumlar arası ilişkileri ve yetkileri düzenleyen yasal araçlarla kalıcı kılmalıdır.

Günümüzde afetlerin tanımı ve kapsamı gittikçe genişlemektedir. Doğal afetlerin etkisi çeşitli insani faktörlerle önemli ölçüde değişebilmektedir. Doğal nedenlerin yanında denetimsiz teknolojik gelişmeler ve faaliyetler de zaman zaman toplumları olumsuz etkilemekte ve afet boyutunda etkiler yaratabilmektedir. Nükleer kazalar, çevreyi etkileyen tanker kazaları veya enformasyon sistemlerindeki ani çökmeler bunlara örnektir. Kurulması önerilen eşgüdüm kurumu yalnızca doğal afetlere karşı değil, teknolojik afetlere karşı da müdahale ve sakınım görevlerini üstlenebilmelidir. Kurum`un çalışma kapsamı dışında kalacak, doğrudan başka kurumların yetki alanında olan afet türleri ise savaş durumu, ekonomik bunalımlar ve salgın hastalıklar olarak sayılabilir.

Adı geçen sempozyumda dile getirilen konular son derece önemli neticeler çıkarmıştır. Bunlardan birincisi özerk bir müsteşarlığın kurulması ve bunun doğrudan Başbakanlığa bağlanmasıdır. Başka bir yapılanmanın yeni bir bürokratik kademe olmaktan ileriye gidemeyeceği açıktır.

4) İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişlerinin Araştırması

Diğer önemli bir çalışma ise; İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 12.03.2003 gün ve 1214 ile 1215 sayılı görev emirleri uyarınca. Mülkiye Başmüfettişi Ömer SEYMENOĞLU    ve  Mülkiye Başmüfettişi  Mustafa AYYILDIZ tarafından 10. 05.2003  tarihinde düzenlenen ‘’ Kriz yönetimi, mülki idare amirlerinin kriz yönetimindeki görev-yetki ve sorumlulukları ile kriz yönetimi iş ve işlemlerinin teftişine ilişkin usul ve esasların araştırılma konusunu teşkil eden ‘’ İnceleme ve Araştırma Raporu düzenlenmiş ve İçişleri Bakanlığı internet sayfasında yayınlanmıştır.Bu çalışmanın ‘’Değerlendirme ve Sonuç ‘’ bölümünde yer alan konular enteresan öneriler getirmektedir. Öncelikle krizin tanımlanmasından bahsedildikten sonra;hukuk sistemimizde; kriz öncesinde, kriz anında ve kriz sonrasında uygulanmak üzere var olan temel hukuki düzenlemelere göre İçişleri Bakanlığı, vali ve kaymakamların yetki, görev ve sorumluluklarına ilişkin açıklamalar getirilmiş ve sonuç bölümü bağlanmıştır.  Bu kurumların icra-i ve mali konularda diğer kurumlarla ve özellikle diğer bakanlıklara bağlı kurumlarla devletin mevcut hiyerarşik düzeni nedeniyle koordinasyon sağlaması mümkün olamamaktadır. Mevzuat yapısındaki nitelikler yanında, yasaların gerektiği gibi uygulanamaması ve kontrol edilememesi de sorunun bir başka yönünü oluşturmaktadır. Bu nedenle afetler öncesi, sırası ve sonrasında gerçekleştirilecek faaliyetlere bağlı görevlerin sürekliliğinin sağlanması ve her evredeki uygulamaların kontrol edilebilmesi için, bakanlıklara bağlı acil durum yönetiminde rol alan kurumlardaki birimlerin sadece afet sonrasında ortaya çıkan birimler değil, aksine her evreyi içerecek görev sürekliliği olan birimlerden oluşması gerekmektedir.

Sonuç olarak, dünya`da stratejik enerji hammaddesi olmaya devam eden petrolün Ortadoğu`daki en zengin kaynaklarının bulunduğu bölgelere yakın, demokrasiye geçememiş, dengesiz ülkelerle komşu, jeolojik ve topoğrafik yapısı itibariyle tabii afetlerle karşı karşıya kalmaya müsait Türkiye`de, Dünya`da olduğu gibi, son otuz yıldır kriz yönetiminin önemi büyük ölçüde artmıştır. İyi bir kriz yönetim sistemi, krizin zamanında ve büyümeden teşhisini, süratli ve doğru karar almayı ve zamanında uygulamayı gerektirir. bu durum kriz mahalli ve diğer kriz merkezleri ile süratli ve emniyetli haberleşme, uygun ve kesintisiz çalışma düzenlerinin hazırlanması ile kriz yönetimi konusunda eğitilmiş, tecrübeli personelle mümkün olacaktır.Yerel yönetim ve merkezi idarelerle, gönüllü kuruluşlar ve iş çevrelerine ait tüm kaynaklarının bütünleştirildiği, modern acil durum yönetiminin tüm süreçlerinin bütün tehlikelere yönelik ekip çalışmasıyla koordine edilebilmesi için bütünleşip bir acil durum yönetimi modelinin ülkemizde oluşturulup uygulanması gerekmektedir.

Bu amaçla ülkemizde yasalarla kurulmuş ve koordinasyon görevi verilmiş birden fazla kuruluşun olması da yetki ve sorumluluklarda karmaşa yaratabilmektedir. Bu nedenle öncelikle acil durum yönetiminde koordinasyonun sağlanabileceği bir yapılanmaya gereksinim duyulmaktadır. Bu kurum, farklı bakanlıklara ve diğer kurum ve kuruluşlara bağlı görev ve sorumlulukları koordine edebilecek şekilde yönetim hiyerarşisinde uygun konumda olmalıdır.Kriz yönetimi, merkezi bir sevk ve idareyi gerektirir. Bu nedenle, Devlet çapında kriz yönetimi Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi tarafından, tek yerden sevk ve idare edilebilir. Diğer kriz merkezleri, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezinin uygulanmasını istediği tedbirlerin icrası yönünde kararlar alırlar ve bu tedbirlerin icrası için gereken teknik, taktik ve idari çalışmaları ve uygulamaları yaparlar.

Afet yönetimini gerek afet öncesi ve gerekse afet sonrasında yürütecek, bu konuda mevcut birimleri organize ederek afet öncesinde hazırlanmalarını sağlayacak ana bir organizasyon biriminin olmayışı, ciddi problemlere neden olmaktadır. Gerek 17 Ağustosta yaşanan Marmara depreminde, mevzuata hakimiyet eksikliğinden, gerek BKYM ve gerekse illerdeki afet yönetiminde randımanın sağlanamadığı görülmüştür. Gerek afete uğrayan illerin valileri ve gerekse komşu valilikler, anında reaksiyon gösterememiş, İl ve ilçe afet teşkilatları yeterince organize olamamışlardır. Sağlık alanında koordinasyon sorunu yaşanmıştır. İlk verilerin merkeze ulaşması istenen çabuklukta olamamıştır. Depremde görevlendirilen personelin yeterli bilgi ve dokümana sahip olmadıkları görülmüştür. İlk dört günde gerekli koordinasyon sağlanamadığından gerek iç ve gerekse dıştan yardıma gelenlerin tepkilerine, zaman ve malzemenin israfına yol açılmıştır. Çadır kentlerde sorunlar yaşanmıştır ve belki de en önemlisi, afete uğrayan insanımıza zamanında ve yeterli psikolojik destek verilememiştir.
Afet yönetimini bir çatı altında toplayacak bir teşkilatlanmaya gidilmesinin zorunlu olduğu ortadadır. Ancak yeni kurulacak bu teşkilatın bir icrai birimden çok, yönlendirici, koordine edici, eğitici, denetleyici bir yapıda olması gerektiği, icranın mahallinde kurulacak ve mahallinde denetlenecek birimlerce yerine getirilmesi çağın gereklerine uygun düşecektir.

Kısaca söylemek gerekirse; ana görevi afet öncesi çalışmalar, koordinasyon, eğitim, standardizasyon ve uluslararası ilişkiler olan bir üst yönetim kurularak, afetle ilişkili her tür faaliyetin tek elden yürütüldüğü, yerel düzeyde çalışmaların organize edildiği bir yapının oluşturulması zorunludur denilmek suretiyle öneriler getirilmiştir.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere Mülkiye Başmüfettişleri tarafından önerilen model ile diğerleri aynı niteliktedir. Esas olan sorunun doğru teşhis edilmesi ve ona göre tedbir alınmasıdır. Tabi ki en önemlisi de tedbir alacak iradenin bu konuda kararlı olmasıdır. Aksi takdirde başarılı olma şansı zayıflayacaktır.

D)ACİL DURUM VE SİVİL SAVUNMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN KURULMASI ÇALIŞMALARI

Türkiye’de şimdiye kadarki mevcut uygulamalar ve yapılan incelemelerin ışığında kriz yönetimi veya acil durum veya afet yönetimi adı altında birçok hazırlık çalışmaları yapılmış bulunmaktadır. Bunlardan hangisinin hayata geçirileceği konusu ise siyasi bir tercihtir. Burada  Başbakanlık, diğer bakanlıklar ve İçişleri Bakanlığı bünyesinde yapılan çalışmalardan bir tanesi örnek olarak ele alınacaktır. Buda ‘’Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün  Kurulması Yasa Tasarısı Taslağı’’dır. Adı geçen yasa tasarısı taslağının kendisi ve gerekçesi buraya belli bir format içerisinde ama bazı düzeltmeler yapılarak aynen alınmıştır. Bu tasarı ile getirilmek istenilen yapı kesin olmayıp ancak hükümet tasarısı olarak meclise sevk edilince ve TBMM’de yasalaştığı takdirde kesinlik ifade edecektir. Burada yapılmak istenen ise bu konuda çalışma yapanlara faydalı olmaya yardımcı olmaya yöneliktir.

Anılan tasarının gerekçe bölümünde; düşman saldırılarında ve genel hayatı etkileyen, deprem, heyelan, çığ, kaya düşmesi, meteorolojik afetler ile önemli yangınlarda, kazalarda can ve mal kaybının en aza indirilmesi, halkın maneviyatının korunması, önemli tesislerin faaliyetlerinin sürdürülmesi ile bu hallerin vukuundan önce zararlarının azaltılması için alınacak önlemler, afet anında yapılacak arama, kurtarma ve ilkyardım faaliyetleri, afet sonrası gerçekleştirilecek yeniden yapılanma ve iyileştirme çalışmaları,  nükleer, biyolojik ve kimyasal maddelerin meydana getireceği tehlikelere karşı alınacak önlemler ve yapılacak çalışmalar, bakanlıklar ile kamu ve özel kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanması, itfaiye teşkillerinin kuruluş, görev, eğitim ve denetim esaslarının belirlenmesi, personel, araç, gereç ve malzeme standartlarını tespiti görevleri; çeşitli mevzuatla başta Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü olmak üzere diğer bakanlık ve kuruluşlara verilmiştir. Görevlerin bir çok bakanlık ve kuruluşa verilmesi hizmette dağınıklığa neden olduğundan çalışmalarda istenilen başarı elde edilememektedir. Acil olan bu hizmetlerin zamanında, etkin bir şekilde yerine getirilerek, milli kayıplarımızın en aza indirilmesi, ancak bu hizmetlerin tek elden yürütülmesi ve bakanlıklar ile kamu ve özel kurum ve kuruluşlar arasında yeterli işbirliği ve koordinasyonun sağlanması ile mümkün olacaktır.

Bu nedenle; Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğünün bir çatı altında birleştirilip İçişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu olarak Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün  kurulması için bu tasarı hazırlanmıştır.

Kanunun amaç bölümünde, düşman saldırılarına ve genel hayatı etkileyen, deprem, heyelan, çığ, kaya düşmesi, meteorolojik afetler ile önemli yangınlarda, kazalarda can ve mal kaybının en aza indirilmesi, halkın maneviyatının korunması, önemli tesislerin faaliyetlerinin sürdürülmesi ile bu hallerin vukuundan önce alınacak önlemler, afet anında yapılacak arama, kurtarma ve ilkyardım faaliyetleri, afet sonrası gerçekleştirilecek yeniden yapılanma ve iyileştirme çalışmalarını yapmak; bu konular ile nükleer, biyolojik ve kimyasal maddelerin meydana getireceği tehlikelere karşı alınacak önlemler ve yapılacak çalışmalarla ilgili olarak bakanlık, kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak, itfaiye teşkillerinin kuruluş, görev, eğitim ve denetim esaslarını belirlemek, personel, araç, gereç ve malzeme standartlarını tespit etmek  üzere, İçişleri Bakanlığına bağlı ayrı bütçeli Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün kurulmasını, teşkilatlanmasını, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin esasları düzenlemek olduğu anlatılmıştır.  Amaç bölümünde savaş,  afet,  önemli yangın ve kazalar ile nükleer,  biyolojik ve kimyasal maddelerin tehlikelerine karşı halkın korunması,  can ve mal kaybının en aza indirilmesi,  savaşta cephe gerisi maneviyatının yüksek tutulması, itfaiye teşkillerinin standartlarının belirlenmesi hizmetlerini yerine getirmek üzere; Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün kurulması,  teşkilatlanması,  görev,  yetki ve sorumlulukları belirlenmiştir.

Kurulması planlanan genel müdürlüğün görevleri, teşkilat, kurullar ve acil durum merkezleri ve personel konularına başlıklar halinde yer verilecektir.

1) Genel Müdürlüğün Görevleri

Yasa tasarısına göre Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır.

a) Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğünü teşkilatlandırmak; bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarda hizmetlerin planlanmasını ve koordinasyonunu sağlamak, uygulanmasının denetimini yapmak,

b) İl, ilçe, daire, müessese ve bölgesel düzeyde sivil savunma hizmetleri ile ilgili olarak, sivil savunma planlarının hazırlanması ile uygulanmasında askeri ve sivil kurum ve kuruluşlarla işbirliği ve koordinasyonu sağlamak,

c) Tahliye ve kabul planlarına ilişkin iş ve işlemleri yapmak ve yaptırılmasını takip etmek,

d) Hava saldırıları ile nükleer, biyolojik, kimyasal ve radyolojik (NBCR) maddelerin  meydana getireceği tehlikelere karşı alınacak önlemleri ve yapılacak çalışmaları tespit etmek ve bunlarla ilgili bakanlık, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak, erken haber alma ve uyarı sistemlerini kurmak ve işletmek,

e) Sığınaklarla ilgili iş ve işlemleri yapmak,

f) İlgili mevzuatla verilen topyekun savunma seferberlik ve savaş hali hizmetlerini yürütmek,

g) Acil Durum Merkezlerini kurmak, işletmek kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlamak,

h) Araştırma merkezleri, deprem kayıt şebekesi, kuvvetli yer hareketleri kayıt şebekelerini kurmak, işletmek, koordinasyonu sağlamak,

ı) Acil durum haberlerini almak, ilgili kurum ve kuruluşlara yaymak amacıyla tek numara sistemini kurmak ve işletmek,

j) Amaç maddesinde belirtilen hizmetlerle ilgili uzun ve kısa vadeli plan ve projelerin yapılması, geliştirilmesi ve uygulanmasını sağlamak,

k) Amaç maddesinde belirtilen hizmetlerle ilgili yurtiçi ve yurtdışı araştırma ve incelemeler yapmak ve yaptırmak,

l) Afete uğramış ve uğrayabilecek bölgeler ile yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgelerini tespit ve ilan etmek; afet bölgelerinde yapılacak yapılarla ilgili kuralları, yapı teknikleri ve projelendirme esaslarını hazırlamak veya hazırlatmak,

m) Afet ile ilgili daimi yerleşmelerde alt yapı tesislerine ait etüt, harita, ön proje ve ihtiyaç programlarını yapmak, yaptırmak ve onaylanmasını sağlamak,

n) Deprem zararlarının azaltılması konusunda araştırmalar yapmak, depremleri ve etkilerini incelemek, elde edilen sonuçlara göre deprem katalogları ve ülkenin deprem tehlike haritalarını hazırlamak ve geliştirmek,

o) Afete uğramış veya uğraması muhtemel yerlerin etüt, araştırma, hasar tespitleri, yer seçimleri, harita, plan, aplikasyon, kamulaştırma, tahsis, hak sahipliği ve borçlandırma işlerini yapmak veya yaptırmak, bu yerlerde geçici ve daimi yerleşme ve barınmayı sağlamak amacıyla kısa ve uzun süreli tedbirleri süratle uygulamak ve uygulatmak,

ö) Yangın zararlarının azaltılmasına ilişkin önlemleri aldırmak, yangınla mücadele esasları ile itfaiye teşkillerinin standartlarını tespit etmek,

p) Yurt içi arama, kurtarma ve ilkyardım faaliyetlerini yürütmek,

r) Afet, sivil savunma, yangın, nükleer, biyolojik ve kimyasal maddeler ile diğer acil durumlarda görev yapan yönetici, idari ve teknik personeli, arama, kurtarma ve ilkyardım ekiplerini yetiştirmek, Genel Müdürlüğün görev alanları ile ilgili eğitim faaliyetleri düzenlemek, tatbikatlar yapmak,

s) Teşkilatın görevleri ile ilgili alınacak tedbirler konusunda enformasyon sistemleri, bilgi bankaları, kütüphane, arşiv ve dokümantasyon merkezi kurmak, görsel ve yazılı basın, yayın ve tanıtma faaliyetlerinde bulunmak,

t) Uluslararası kuruluşlar ve diğer ülkelerle afet zararlarının önlenmesi ve azaltılması konularında ikili veya çok taraflı anlaşmalar yapmak, gerektiğinde yurt dışı arama, kurtarma ve yardım faaliyetleri ile eğitim ve tatbikatlara katılmak,

u) Teşkilatın görev alanına giren konularda faaliyet gösteren gönüllü kişi ve kuruluşlar için teşvik edici düzenlemeler yapmak, hizmete katılma esaslarını belirlemek,

v) Acil durum, afet ve sivil savunma hizmetleri ile ilgili enstitü ve eğitim merkezleri açmak,

y) Acil Durum ve Sivil Savunma Özel Gelirleri ve Özel Ödeneğini yönetmek,

z) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

2) Teşkilat

Kanunda sayılan görevlerin yürütülmesiyle ilgili olarak  bakanlık, kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyonun sağlanmasından ve denetiminden Başbakan adına İçişleri Bakanı yetkili ve sorumludur. Diğer bakanlık, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar bu Kanunla düzenlenen hizmetlerin yürütülmesi ile ilgili İçişleri Bakanlığının isteklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Kanunla belirlenen hizmetlerin İçişleri Bakanlığının sorumluluğunda; diğer bakanlıklar, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonun sağlanarak, süratle yerine getirilmesi için amaçlanmıştır Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatından oluşur. Merkez ve taşra teşkilatının kuruluş, görev ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğü Merkez teşkilatı; ana hizmet birimleri, danışma ve denetim birimleri ile yardımcı hizmet birimlerinden oluşur.

Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatı; İl Acil Durum ve Sivil Savunma Müdürlükleri, Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlükleri, İlçe Acil Durum ve Sivil Savunma Müdürlükleri ile Sivil Savunma Mahalli Kuvvetlerinden oluşur.

Arama ve Kurtarma Birlikleri doğrudan merkeze bağlı olarak kurulur ve bölge esasına göre çalışır.  Genel Müdür ; Genel Müdürlüğün hukuki, idari ve mali en üst amir ve temsilcisi olup, Genel Müdürlük hizmetlerinin mevzuata, milli güvenlik siyasetine, Bakanlığın amaç ve politikasına, kalkınma planlarına ve yıllık programlara uygun olarak yürütülmesinden ve Genel Müdürlüğün faaliyet alanına giren konularda diğer kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği ve koordinasyonu sağlamakla görevli, yetkili ve sorumludur. Genel Müdür Yardımcıları ; Genel Müdürlük hizmetlerini Genel Müdür adına ve onun yapacağı iş bölümü ve yetki devri ile direktifleri yönünde ve mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenler ve yürütürler. Bu hizmetler için 3 Genel Müdür Yardımcısı görevlendirilir.Kurulması düşünülen daire başkanlıkları ve bunların görevleri ile diğer birimlerin görevleri  tasarıda aşağıdaki şekilde yer almıştır. Buna göre;

a) Sivil Savunma Dairesi Başkanlığının görevleri

Sivil Savunma Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır.

a) İl, ilçe, daire, müessese ve bölgesel düzeyde sivil savunma hizmetlerinin teşkilatlanmasına ve gerçekleştirilmesine ait planlamaları yapmak, iş ve işlemleri yürütmek,

b) Tahliye ve kabul planlarına ilişkin iş ve işlemleri yapmak ve yaptırılmasını takip etmek,

c) Sivil savunma hizmetleri ile ilgili olarak, sivil savunma planlarının hazırlanması ile uygulanmasında askeri ve sivil kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak ve koordinasyonu sağlamak,

d) Sığınaklarla ilgili iş ve işlemleri yapmak,

e) Nükleer, Biyolojik ve Kimyasal maddelerin meydana getireceği tehlikelere karşı alınacak önlemleri ve yapılacak çalışmaları tespit etmek ve bunlarla ilgili bakanlık, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak,

f) Hava saldırıları, nükleer, biyolojik, kimyasal ve radyolojik (NBCR) tehlikeler ile afet ve yangın tehlikelerine karşı yurt düzeyinde erken haber alma ve uyarı sistemlerini, Türk Silahlı Kuvvetleri ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlarla müştereken kurmak ve işletilmesine dair iş ve işlemleri yürütmek,

g) Kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarda sivil savunmanın teşkilatlanmasının gerçekleştirilmesine ait iş ve işlemleri yapmak,

h) İlgili mevzuatla verilen topyekün savunma seferberlik ve savaş hali hizmetlerini yürütmek,

i) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

b)Afet İşleri Dairesi Başkanlığının görevleri

Afet İşleri Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır.

a) Afete uğrayabilecek bölgeleri tespit etmek, afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması amacıyla gereken araştırmaları yapmak, önlemleri almak, afet tehlike haritaları yapmak, bu konudaki temel ihtiyaçlarla hedef ve politikaları belirlemek, ülke içindeki bilimsel, teknik ve idari çalışmaları koordine etmek, ortak sonuçlarını tüzük, yönetmelik, talimat ve eğitim yolu ile uygulamaya aktarmak ve uygulamayı yapmak ve denetlemek,

b) Afet zararlarının azaltılması amacıyla ulusal ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği yaparak proje ve programlar oluşturmak, bu projelerde ülkemizi temsil etmek ve elde edilen sonuçları uygulamaya koymak,

c) Afete uğramış ve uğrayabilecek bölgeler ile yapı ve/veya ikamet için yasaklanmış afet bölgelerini tespit etmek ve ilan etmek,

d) Afete uğramış veya uğraması muhtemel yerlerin etüt, araştırma, hasar tespitleri, yer seçimleri, harita, plan, aplikasyon, kamulaştırma, tahsis, hak sahipliği, borçlandırma ve tapu fen işlerini yapmak veya yaptırmak, bu yerlerde geçici ve daimi yerleşme ve barınmayı sağlamak amacıyla kısa ve uzun vadeli tedbirleri süratle uygulamak veya uygulatmak, üst yapı ve alt yapı yapmak ve/veya yaptırmak, bu amaç için gerektiğinde inşaat kontrol amirlikleri kurmak ve kurdurmak,

e) Afetlerle ilgili daimi iskan yerleşmelerinde alt yapı tesislerine ait etüt, harita, ön proje ve ihtiyaç programlarını yapmak veya yaptırmak,

f) Afete uğramış bölgelerde süratle geçici yerleşme ve barınmayı sağlayıcı kısa ve uzun süreli tedbirleri alıp uygulamak ve uygulatmak, bu bölgelere götürülmesi uygun görülen hizmetler için gerekenleri yapmak, ilgili bakanlık, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile koordinasyon ve işbirliğini sağlamak,

g) Deprem zararlarının azaltılması konusunda araştırmalar yapmak, depremleri ve etkilerini incelemek, elde edilen sonuçlara göre Türkiye’nin deprem durumunu gösteren yayınları ve haritaları hazırlamak, geliştirmek, deprem bölgelerinde inşa edilecek yapılarla ilgili tedbirleri, inşaat tekniklerini ve bu yapıların projelendirme esaslarını belirlemek, Deprem Araştırma Merkezleri kurmak,

h) Ülkemizde kurulu bulunan Deprem Kayıt Şebekesi ve Kuvvetli Yer Hareketi Kayıt Şebekelerinin ülke ihtiyacına cevap verecek şekilde geliştirilmesini sağlamak, mevcut şebekelerin bakım ve onarımı ile bu şebekelerde kullanılan cihazların tamir edilmesi, geliştirilmesi ve yaptırılması için çalışmalar yapmak ve yaptırmak,

i) Afet önleme ve risk azaltma çalışmalarını yapmak amacıyla coğrafi bilgi sisteminde kullanılmak üzere uydu görüntüleri, hava fotoğrafları ve sayısal haritaları temin etmek, afet verilerini toplayıp değerlendirmek,

j) Afet nedeniyle ilgili kanun hükümlerince yapılacak yardımlara ait iş ve işlemleri yürütmek,

k) Belediyelerin yeni yerleşime açacağı sahaların ve yeni belediye olacak yerleşim yerlerinin jeolojik ve jeoteknik etütlerini yapmak ve/veya yaptırmak,

l) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

c) Acil Durum Yönetimi Dairesi Başkanlığının görevleri

Acil Durum Yönetimi Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır.

a) Acil durum merkezlerinin kurulmasını, işletilmesini kendi aralarında ve diğer kurum ve kuruluşlarla koordinasyonunu sağlamak,

b) Arama ve kurtarma faaliyetleri ile ilgili olarak Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer kuruluşlarla işbirliği ve koordinasyonun sağlanması ile ilgili iş ve işlemleri yapmak,

c) Arama ve kurtarma birlikleri, ekipleri, mahalli sivil savunma teşkillerinin çalışma usul ve esasları ile göreve sevklerine ait iş ve işlemleri yürütmek,

d) Gönüllü kişi ve kuruluşların arama, kurtarma ve yardım hizmetlerine katılma usul ve esaslarının belirlenmesine ait iş ve işlemleri yürütmek,

e) Afet zararlarının azaltılmasına ilişkin faaliyetlere katılmak ve bununla ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

f) İl acil kurtarma ve yardım ekiplerinin oluşturulması ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

g) Afetlerde, savaşta, yangınlarda, önemli kazalarda ve ihtiyaç duyulan diğer hallerde arama, kurtarma hizmetlerinin planlanması, uygulanması ve uygulatılması ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

h) Yangın zararlarının azaltılmasına ilişkin önlemleri aldırmak, yangınla mücadele esasları ile itfaiye teşkillerinin kuruluş, görev, eğitim ve denetim esaslarını belirlemek, personel, araç, gereç ve malzeme standartlarını tespit etmek

i) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

d) Danışma ve Denetim Birimlerinin Görevleri

 Hukuk Müşavirliğinin görevleri şunlardır.

a) Genel Müdürlüğün diğer birimlerinden sorulan hukuki konular ile hukuki, mali, cezai sonuçlar doğuracak işlemler hakkında görüş bildirmek,

b) Genel Müdürlüğün menfaatlerini koruyucu, anlaşmazlıkları önleyici hukuki tedbirleri zamanında almak, anlaşma ve sözleşmelerin bu esaslara uygun olarak yapılmasına yardımcı olmak,

c) 8 Ocak 1943 tarihli ve 4353 sayılı Kanun hükümlerine göre adli ve idari davalarda gerekli bilgileri hazırlamak ve hazineyi ilgilendirmeyen idari davalarda Genel Müdürlüğü temsil etmek,

d) Genel Müdürlüğün amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek, mevzuata, plan ve programa uygun çalışmasını temin etmek amacıyla, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer hukuki teklifleri hazırlamak ve Genel Müdüre sunmak,

e) Teşkilat birimleri tarafından hazırlanan ve Başbakanlıktan yada Bakanlıklardan gönderilen kanun, tüzük ve yönetmelik tasarılarını hukuki açıdan inceleyerek Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığının görüşünü de alarak Genel Müdürlük  görüşünü oluşturmak,

f) Genel Müdürlük tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

Teftiş Kurulunun görevleri şunlardır.

a) Genel Müdürlüğün her türlü faaliyet ve işlemleri ile ilgili olarak teftiş, inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak,

b) Genel Müdürlüğün amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek, mevzuata, plan ve programa uygun çalışmasını sağlamak üzere gerekli teklifleri hazırlamak ve Genel Müdüre sunmak,

c) Teftiş raporu ve layihaları ile soruşturma raporlarını inceleyip değerlendirmek,

d) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinin görevleri şunlardır.

a) Basın ve halkla ilişkilerle ilgili faaliyetleri planlamak,

b) Bu faaliyetlerin belirlenecek usul ve ilkelere göre yürütülmesini sağlamak,

c) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

Teknik Müşavirlerin görevleri şunlardır.

a) Hasar tespit ve yapım esnasında meydana gelen problemlere çözüm üretmek,

b) Yapıların güçlendirilmesi ve afete dayanıklılığı konusunda denetlemede bulunmak,

c) Zemin konusundaki problemleri denetlemek ve araştırmak,

d) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

e) Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı

 Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır.

a) Genel Müdürlüğün merkez ve taşra teşkilatlanması ile ilgili iş ve işlemlerini yürütmek,

b) Merkez ve taşra teşkilatının insan gücü planlaması ve personel politikaları ile ilgili çalışmaları yapmak, personel sisteminin geliştirilmesi ile ilgili tekliflerde bulunmak,

c) Personelin kadro, atama, özlük hakları, emeklilik, sicil ve disiplin işlemlerini yürütmek,

d) Personelin harcırah, ikramiye, ödüllendirilmelerine ait iş ve işlemlerini yürütmek,

e) Genel Müdürlüğe bağlı eğitim kurumları ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

f) Hizmet içi eğitime ilişkin planlamayı yapmak, personelin eğitiminin sağlanmasına ait iş ve işlemleri yürütmek,

g) Eğitim kurumları ile koordine ederek, eğitim müfredatının ve eğitim programının hazırlanmasına ait iş ve işlemleri yapmak,

h) Merkez ve taşra teşkilatı personeli ile itfaiye personelinin, mahalli sivil savunma teşkillerinin, gönüllülerin ve halkın eğitilmesine ilişkin iş ve işlemleri yürütmek,

i) Ülke düzeyinde tatbikatların planlanması ve uygulanmasına ait iş ve işlemleri yürütmek,

j) Eğitim hizmetlerinin geliştirilmesi ile ilgili araştırma, inceleme yapmak. Bu amaçla yurt dışına personel gönderilmesi ile ilgili iş ve işlemleri Dış İlişkiler Dairesi ile birlikte yürütmek,

k) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

f) Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı

Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır.

a) Genel Müdürlüğe; Başkanlığa; hükümet programı, kalkınma planları, yıllık programlar, Bakanlar Kurulu Kararları ve milli güvenlik siyaseti çerçevesinde verilen emir ve görevlerin yerine getirilmesi için çalışma esaslarını tespit etmek, bu esaslara uygun olarak Genel Müdürlüğün ana hizmet politikasının ve planlarının hazırlanmasına yardımcı olmak,

b) Uzun vadeli planlarla kalkınma planlarında ve yıllık programlarda öncelikle yer alması gerekli görülen hizmet ve tedbirlerin ve bunlarla ilgili temel politikaların bilimsel araştırma esaslarına göre tespitini sağlamak, Genel Müdürün onayını aldıktan sonra Devlet Planlama Teşkilatı Başkanlığına göndermek,

c) Hizmet ve faaliyetlerin ekonomik ve etkin bir şekilde yerine getirilmesi için insan, para ve malzeme gibi mevcut kaynakların en uygun ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamak üzere Teşkilat bütçesini, plan ve program esaslarına göre hazırlamak ve uygulanmasını takip etmek,

d) Genel Müdürlüğün yıllık çalışma programlarını hazırlamak, hizmetlerle ilgili gerekli istatistikleri tutmak ve değerlendirmek,

e) Kalkınma plan ve programları ile Genel Müdürlüğün yıllık çalışma programlarının uygulanması sırasında ortaya çıkan ve çözümlenmesi gereken güçlükleri, aksaklıkları ve tıkanıklıkları Genel Müdürlüğe sunmak,

f) Planlama ve koordinasyon konularında verilen diğer görevleri yerine getirmek, yıllık çalışma programlarının yürütülmesini takip etmek,

g) Kanun, tüzük ve yönetmelik tasarıları ile kanun teklifleri hakkında Genel Müdürlük görüşünün oluşturulmasına yardımcı olmak,

h) Genel Müdürlüğün görev alanına giren konularda araştırma ve inceleme yapmak,

i) Genel Müdürlüğün hizmetlerinin tanıtılması, benimsetilmesi, öğrencilerde ve halkta acil durum hizmetleri bilincinin geliştirilmesi amacıyla her türlü yayınların hazırlanması, basımı ve yayımlanmasını sağlamak, ilgili kuruluşlarla işbirliği ve koordinasyonu sağlayarak yazılı ve görsel iletişim araçlarında Genel Müdürlüğün hizmetleri ile ilgili programların yayınlanmasına ait iş ve işlemleri yürütmek,

j) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

g) Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı

Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır.

a) Sivil savunma, afetler, itfaiye, arama, kurtarma ve yardım hizmetleri ile ilgili olarak yabancı ülkelerin ilgili kuruluşları ile işbirliği yapmak, yurtdışında araştırma, geliştirme ve personel görevlendirme işlemlerini yürütmek, toplantılar düzenlemek, uzman davet etmek, yazışma, iletişim ve tercüme hizmetlerini yerine getirmek, Genel Müdürlük hizmetlerinin yurt dışında tanıtılması ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

b) Ülke dışına yapılacak her türlü yardımlar veya dış ülkelerden kabul edilecek yardımlar ile acil müdahale birimlerinin ülke dışına gönderilmesi veya ülkemize kabul edilmesi işlerini Dışişleri Bakanlığı ile koordine ederek yürütmek,

c) Görevleri ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, NATO ve diğer uluslararası kuruluşlar ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

d) Uluslararası antlaşmalar, yükümlülükler ve milli politikalarımız çerçevesinde Genel Müdürlüğün dış ilişkilerini yürütmek,

e) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

h) Haberleşme ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı

Haberleşme ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır.

a) Genel Müdürlüğün hizmetleri ile ilgili olarak; afet haberlerinin alınıp verilmesi, merkez ile iller, arama ve kurtarma birlikleri, acil durum merkezleri arasında kesintisiz haberleşme sistemini kurmak ve işletmek,

b) Bilgisayar sistemleri ve ağlarının kurulması, işletilmesi, yönetilmesi, geliştirilmesi ve güvenliğinin sağlanması ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

c) Bilgi işlem kaynakları ile ilgili ihtiyaçları belirlemek, veri tabanı ve bilgi bankası oluşturmak, gerekli yazılım ve donanımların temini ve güncellenmesini sağlamak, Web sitesini kurmak ve işletmek,

d) Haberleşme ve bilgi işlem teknolojilerini yakından takip etmek, yenilik ve gelişmelerin gerektiğinde mevcut sistemlere uygulanması veya yeni sistemler kurulması ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

e) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

ı) İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı

İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır.

a) Genel Müdürlüğün ödenek ihtiyacını tespit etmek,

b) Genel Müdürlüğün bütçesini hazırlamak ve bununla ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

c) Genel bütçe ödeneğinin dağıtımının planlanması ve uygulanması ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

d) Acil Durum ve Sivil Savunma Özel Gelirleri ve Özel Ödeneği ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

e) Tahakkuk işlemlerini yürütmek,

f) Harcamalara ait yetkilerin düzenlenmesi ve harcamaya ilişkin iş ve işlemleri yürütmek,

g) Temizlik, aydınlatma, ısıtma, bakım, onarım, taşıma ve garaj hizmetlerine ait iş ve işlemleri yürütmek,

h) Teşkilat personelinin ve ailelerinin sağlık hizmetleri ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

i) Hizmetlerin gerektirdiği araç, gereç ve malzemenin temini ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

j) Genel Müdürlüğün hizmetleri için ihtiyaç duyulan bina, tesis, araç, makine ve arazinin kiralanması ile satın alma ve kamulaştırma işlerini yürütmek,

k) Kamu ve özel kuruluşlardan elde edilecek kira gelirlerinin Acil Durum ve Sivil Savunma Özel Gelirleri ve Özel Ödeneği hesabına aktarılmasını sağlamak,

l) İkmal, donatım ve inşaat hizmetlerine ilişkin ana plan ve programları ilgili birim ve kuruluşlarla koordine ederek hazırlamak, gerçekleştirilmesi ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

m) Genel Müdürlüğe ait malzemelerinin muhafazası için, gerekli merkez, bölge ve yerel depoların kurulması, işletilmesi iş ve işlemlerini yürütmek,

n) Genel Müdürlüğe ait malların tahsis, kullanım ve terkini ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek,

o) Genel evrak, arşiv hizmet ve faaliyetlerini düzenlemek ve yürütmek,

p) Bina ve tesislerin güvenliğini sağlamak,

r) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

k) Makine ve İkmal Dairesi Başkanlığı

Makine ve İkmal Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır.

a) Genel Müdürlüğün makine parkında bulunan araçların bakım, onarım, işletme ve trafik işlemlerini yapmak,

b) Hizmetin gerektirdiği zamanlarda her türlü malzeme ve gereçlerin nakillerini yapmak, yaptırmak,

c) Ekonomik ömrünü doldurmuş bulunan motorlu taşıt ve iş makinelerinin tasfiyesi ve yerlerine yenilerinin temin edilmesini sağlayarak makine parkını yenilemek,

d) Kamu ve özel kuruluşlardan kiralanacak veya bunlara kiraya verilecek araç ve makineler için protokol hazırlamak ve kira ücretini tespit etmek,

e) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

3) Kurullar ve Acil Durum Merkezleri

Ayrıca yapılan diğer düzenlemeler ile, Afet, sivil savunma ve acil durum hizmetlerinin etkili ve koordineli bir biçimde yerine getirilmesi; hizmetlerin planlanması, yönlendirilmesi, kurum ve kuruluşlar arası işbirliğinin sağlanması amacıyla Ulusal Acil Durum ve Sivil Savunma Koordinasyon Kurulu,  Bakanlık Acil Durum ve Sivil Savunma Koordinasyon Kurulu, Bölge Acil Durum ve Sivil Savunma Koordinasyon Kurulu ile İl Acil Durum ve Sivil Savunma Koordinasyon Kurulu oluşturulması hükmü getirilmiştir. Bu kurullar ile Acil Durum Merkezlerinin kuruluş, görev, çalışma usul ve esaslarının Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.Afet, sivil savunma ve acil durum hizmetlerinin etkili ve koordineli bir biçimde yerine getirilmesi; hizmetlerin planlanması, yönlendirilmesi, kurum ve kuruluşlar arası işbirliğinin sağlanması amacıyla aşağıdaki kurullar ve acil durum merkezleri kurulur.

a) Ulusal Acil Durum ve Sivil Savunma Koordinasyon Kurulu

Bu kurul, ülke genelinde afet, sivil savunma ve acil durum hizmetlerini izlemek, değerlendirmek ve koordinasyonu sağlamak üzere Başbakan veya görevlendirmesi halinde İçişleri Bakanının başkanlığında Genelkurmay Başkanı/Genelkurmay 2. Başkanı ve ilgili bakanların katılımıyla oluşur.

Kurulun sekreterya hizmetleri Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğünce yürütülür.

b) Bakanlık Acil Durum ve Sivil Savunma Koordinasyon Kurulu

Bu kurul, İçişleri Bakanlığı Müsteşarının veya müsteşar yardımcısının başkanlığında ilgili Bakanlıkların Müsteşar veya müsteşar yardımcılarının ve diğer kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla oluşur.

c) Bölge Acil Durum ve Sivil Savunma Koordinasyon Kurulu

Bu kurul, İhtiyaç duyulan hallerde İçişleri Bakanının uygun göreceği valinin başkanlığında bakanlıkça tespit edilecek il valilerinin katılımı ile oluşur.

d) İl Acil Durum ve Sivil Savunma Koordinasyon Kurulu

İl valisinin başkanlığında ilçe kaymakamları, kamu kurum ve kuruluşlarının en üst amirleri ile valinin uygun göreceği diğer kuruluş temsilcilerinden oluşur.

e) Afet, sivil savunma ve acil durum hizmetlerini yürütmek amacıyla bakanlıklarda,  il ve ilçelerde acil durum merkezleri kurulur.

Bu kurullar ile acil durum merkezlerinin kuruluş, görev, çalışma, usul ve esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

4)  Personel

Merkez ve taşra teşkilatı kadrolarının tespiti, ihdası, kullanımı ve iptali ile kadrolara ilişkin diğer hususlar 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname esaslarına göre düzenlenir.Genel Müdürlüğe ait kadrolara, 23/4/1981 tarihli ve 2451 sayılı Kanun hükümleri dışında kalan memurların atamaları, Genel Müdürün teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından yapılır. Bakan  bu yetkisini gerekli gördüğü alt kademelere devredebilir.Ancak, İl Acil Durum ve Sivil Savunma Müdürü ile Arama ve Kurtarma Birlik Müdürü kadrolarına müşterek kararla atama yapılır.

Acil durum,  afet ve sivil savunma hizmetlerinin yürütülmesi için, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olmadan sözleşmeli personel ve işçi çalıştırabilir.Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğü teşkilatında çalışan 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele en yüksek devlet memuru brüt aylığının % 200 ünü geçmemek kaydıyla tazminat, aylık ve ücretleri ile birlikte ödenir. Bu tazminat, damga vergisi hariç hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulamaz. Tazminatın hangi görev ve derecelere ne miktarda ödeneceği hususlarına yönelik düzenlemeyi yapmaya, İçişleri  Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.Afete maruz bölgelerde çalışan her statüdeki personele bütçe kanunlarında yer alan fazla çalışma ücretinin iki katını geçmemek üzere fazla çalışma ücreti ödenir. Fazla çalışmanın süresi İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir. Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğü hizmetlerinin yürütülmesine yardımcı olmak amacıyla; sermayesi Acil Durum ve Sivil Savunma Özel Gelirleri ve Özel Ödeneğinden karşılanmak üzere döner sermaye işletmesi kurulur.Döner sermaye işletmesinin kurulması, işletilmesi, denetimi, gelirlerinin toplanması ve sarfı İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

 Diğer yandan, Afet, sivil savunma ve acil durum hizmetlerinin yürütülmesi için, ihtiyaç halinde ilave personel olarak 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olmadan sözleşmeli personel ve işçi çalıştırılması hükmü getirilmiştir. savaş,  afet,  yangın ve önemli kazalar ile nükleer,  biyolojik ve kimyasal maddelerin meydana getireceği olağanüstü şartlarda arama, kurtarma, ilk yardım, yangın önleme ve söndürme, NBC maddelerinin teşhis, tespit ve temizlenmesi, hasar tespiti, geçici iskan,  iaşe ve sosyal yardım gibi görevleri gerektiğinde hayati risk üstlenerek, zamana ve mekana bağlı olmaksızın yerine getiren  personelin hizmetlerinin karşılığının verilmesi, nitelikli eleman temininde çekilen güçlüğün belli ölçüde de olsa aşılabilmesi için Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğü Merkez ve Taşra Teşkilatında çalışan 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele en yüksek devlet memuru brüt aylığının % 200 ünü geçmemek kaydıyla tazminat ödenmesi, bu tazminatın damga vergisi hariç hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaması, tazminatın hangi görev ve derecelere ne miktarda ödeneceği hususlarına İçişleri  Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunun yetkili olduğuna dair hüküm getirilmiştir. Afete maruz bölgelerde mesai dışında zamana bağlı olmaksızın çalışan her statüdeki personele üstlendiği zor ve hayati tehlike taşıyan görevlerini yerine getirirken yüklendiği riskin karşılığı olarak, bütçe kanunlarında yer alan fazla çalışma ücretinin iki katını geçmemek üzere fazla çalışma ücreti ödenmesi hükmü getirilmiştir. Fazla çalışma süresinin İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceğine yer verilmiştir.  Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğü hizmetlerinin yürütülmesine yardımcı olmak, ihtiyaç duyulan araç, gereç ve malzemeyi süratle temin etmek veya üretmek üzere; sermayesi Acil Durum ve Sivil Savunma Özel Gelirleri ve Özel Ödeneğinden  karşılanarak döner sermaye işletmesi kurulması için hüküm getirilmiştir.

E) TAŞRADA KRİZ YÖNETİMİ YAPISI

1- Bölge Kriz Merkezi

Bölge Kriz Merkezleri, araç üzerine monteli cihaz sistemlerinden oluşan mobil kriz merkezleri olup, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezinden görevlendirilen personelle bölgedeki uygulamaları takip ve kontrol eder, birimlerarası hizmetlerin koordinasyonunu sağlar, problemlerin çözümlenmesinde ve merkezden yapılan yardım ve desteğin zamanında ve yerinde kullanılmasında mülki amirlere yardımcı olur. Bölge Kriz Merkezleri, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Kriz Koordinasyon Kurulunun kararı ile faaliyete geçer.

2- İl ve İlçe Kriz Merkezleri

İl-İlçe Kriz Merkezleri BKYM Yönetmeliği uyarınca kurulan İl-İlçe Kriz Merkezleri krizin meydana geldiği il ve ilçelerde en üst mülki amirin başkanlığında kurulur. Var ise ilgili kuruluş amirleri de kriz merkezine dahil edilir. İllerde Vali Yardımcısı, ilçelerde Kaymakamın görevlendireceği bir amirin başkanlığında, il ve ilçedeki diğer kurum ve kuruluşların uzman personelinden oluşturulur. Kriz Merkezi öncelikle bir çekirdek kadrodan oluşturulur. Krizi meydana getiren olayın niteliğine göre diğer personeli tamamlanır. Sivil savunma birliklerinin olay mahalline intikali durumunda birlik komutanı veya yardımcısı ile, Bakanlık Kriz Merkezi’nin değerlendirmesi sonucunda yapılacak teklife göre bakan onayı ile merkezden görevlendirilecek personelin başındaki sorumlu amir bu kriz merkezlerinde görev alır.

Kriz Değerlendirme Ve Takip Kurulu ise; başkan (vali yardımcısı) ildeki kamu ve özel kuruluşların en üst amirleri ve sekreteryadan oluşur. Sekreterya ise; başkan (koordinatör birimin temsilcisi)İşlem Kısmı, Personel Kısmı, Muhabere Kısmı, Lojistik İkmal Kısmı, Enformasyon Kısmı, İdari ve Mali İşler Kısmı, Basın ve Halkla İlişkiler gibi birimlerden birkaçı veya tamamından oluşturulabilir. Görevlerine gelince;

a) Kriz il veya ilçe sınırlarında meydana gelmiş ise, krizin nedeni , gelişmesi alınması gereken önlemler gibi Bakanlığı ilgilendiren konularda Bakanlık Kriz Merkezine bilgi verir.

b) Hizmetlerin yürütülmesinde, gerektiğinde bölgesindeki askeri komutanlık ve özel kuruluşlarla işbirliğinde bulunur.

c) Çözülemeyen ve üst düzeyde koordinasyonu gerektiren sorunları bir üst makama bildirir.

d) Bakanlık Kriz Merkezinden istenen hususlarla ilgili çalışmalar yapar ve gerekenlerin uygulamaya konulmasını sağlar.

e) Seferberlik ve savaş halinde, oluşturulan kriz merkezi harekat merkezinin alt yapısını oluşturur.

Diğer yandan, il kriz merkezleri valinin görevlendireceği vali yardımcısı, ilçe kriz merkezleri kaymakamın görevlendireceği birimin amiri tarafından sevk ve idare edilir.  İl kriz merkezinin sevk idaresi ile görevli vali yardımcısı vali’ye karşı, İlçe Kriz Merkezinin İdaresi ile görevli amir kaymakama karşı sorumludur.

3-İl–İlçe Kurtarma ve Yardım Komitesi:

Afetlere ilişkin Acil Yardım Teşkilatı ve Planlama Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca kurulur. İllerde, Valinin veya görevlendireceği Vali Yardımcısının başkanlığında Belediye Başkanı, İl Jandarma Alay Komutanı, Emniyet Müdürü, Sivil Savunma Müdürü, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Müdürü, Bayındırlık ve İskan Müdürü, Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürü, Tarım Müdürü, Orman İşletme Müdürü, Kızılay Temsilcisi, Garnizon Komutanı veya mahallin en büyük askeri temsilcisinden, İlçelerde Kaymakam başkanlığında Belediye Başkanı, İlçe Jandarma Bölük Komutanı, Emniyet Amiri, Sivil Savunma Müdürü, Mal Müdürü, Milli Eğitim Müdürü, Bayındırlık ve İskan Müdürü, Temsilcisi, Kızılay temsilcisi ve Garnizon Komutanından oluşur. Görevlerine gelince;

a) İl acil yardım planlarının yapılmasını ve uygulanmasını sağlar.

b) Planda öngörülen teşkilatı kurar ve burada görev alacakları tespit ederek kendilerine duyurur. Eğitim ve tatbikat düzenleyerek grupların hizmete hazır olmalarını sağlar

c) Yapılacak yardım prensiplerini tespit eder ve belirlenen ihtiyaçların teminini sağlar.

d) Hizmet gruplarının toplanma ve çalışma esaslarını belirler ve bu konuda talimatlar düzenler, çalışmaları koordine ederek sonuçlarını izler.

e)Acil yardım hizmetlerinin yürütülmesinde, görevli kuruşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlar.

İl-İlçe Sivil Savunma Müdürlükleri :Sivil Savunma Kanunu uyarınca kurulur. Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatıdır.

4-İl Kriz Yönetim Merkezi Kuruluş ve Teknik İmkanları ve İzmir Valiliği Örneği

Daha önce İzmir Vali Yardımcısı olarak görev yapmam nedeniyle çok iyi bildiğim ve daha sonraki incelemelerim sırasındada teyit ettiğim diğer illere örnek nitelikteki’’ İzmir Valiliği Kriz Yönetimi Yönergesi’’ ve diğer mevzuat doğrultusunda örgütlenen ‘‘İzmir Valiliği Kriz Yönetimi Örgütlenmesi’’ nin bilinmesi gerekti düşüncesiyle bu yapılanma buraya aynen alınmıştır. Bu konu için İzmir Valiliğini internet sitesinde ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. Biz ise burada daha çok yapılan işlerden ziyade hukuki yönünü ele almaya önem vermiş bulunuyoruz.

Sıcak Ege kıyılarındaki en büyük merkez olan İzmir’de, her tür krize hazır olmak amacıyla örnek bir kriz yönetim merkezi yapma fikrinden hareketle, Depreme dayanıklılık testleri de yapılarak Şubat 2001 tarihinde inşaatına başlanan Kriz Yönetim Merkezimiz, bilgi işlem altyapısıyla birlikte 17 Ağustos 2001’de tamamen İzmir halkının değerli katkılarıyla bitirilmiştir. Başarılı bir kriz yönetiminin en önemli öğesi yöntemin kısa ve basit olmasıdır. Karar veren mercie uzak, ayrı binalar ve halkın ulaşımının zor olduğu yerler Kriz Yönetim Merkezi için uygun değildir. Bu düşünceyle İzmir Kriz Yönetim Merkezi halka en yakın yer olan İzmir Valiliği ek binasında oluşturulmuştur. İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezinde günün 24 saatinde sürekli olarak hizmet verilmekte olup, Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü ve Meteoroloji Bölge Müdürlüğü ile günlük olarak koordineli çalışılmaktadır. İzmir İlinde olası her türlü gelişmeler İl Kriz Yönetim Merkezi tarafından değerlendirilmekte ve başta İlçe Kaymakamlıkları olmak üzere ilgili tüm özel ve kamu kurum ve kuruluşlar gerekli tertip ve tedbirlerin alınması hususunda ivedi olarak talimatlandırılmaktadır.

İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezi ana bilgisayarına işlenen yollar, alternatif yollar, hastane yerleri, ilkyardım ve çadır mahalleri dahil gerekli bilgiler sürekli güncelleştirilerek kullanıma hazır halde tutulmaktadır.İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezi, olası bir deprem karşısında önceden, sırasında ve sonrasında alınması gereken tertip ve tedbirler konusunda görev ve sorumluluğunun mutlak idraki içerisindedir.İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezi Halkın Deprem konusunda bilgilerini arttırmak, İzmir de olabilecek bir Afet öncesinde, sırasında ve sonrasında nasıl ve nerelerden faydalanması gerektiğini bilmesi amacıyla bir afet bilgileri haritası hazırlanarak İzmir Halkının kullanımına sunulmuştur.Teknik altyapının oluşturulmasında farklı kriz türlerinin yönetimi, teknolojinin tüm imkanlarının kullanılması, her türlü iletişim vasıtalarından faydalanılması, çalışan binlerce personelin bir merkez üzerinden koordine edilebilmesi için genişleme imkanının sağlanması ve günlük yaşamda da kullanılacak olan mekanların kriz anında da kullanıma hazır seviyede tutulması amaçlanmıştır.

İzmir Kriz Yönetim Merkezinin Yerleşimi:Koordinasyon Kurulu Toplantı SalonuTelli Muhabere OdasıTelsiz Muhabere OdasıÇalışma Grupları OdalarıKonferans SalonuSistem OdasıGönüllü ve Amatörler OdasıYemekhane Kriz Yönetim Merkezi Valiliğin tüm bürolarıyla direkt, diğer kurum ve kuruluşların birimleriyle çeşitli iletişim vasıtalarıyla birlikte çalışabilecek şekilde dizayn edilmiştir. Tatbikatlar, Eğitim ve Afete hazırlık çalışmaları yapılmakta, gereğinde Afetler İl Koordinasyon Kurulu, Afetler Acil Yardım Planında görevli Hizmet Grup Başkanlıklarının toplantı ve çalışmaları yürütülmektedir. Kriz Yönetim Merkezinde hizmete sunulan bilgisayarlar sistemi, gelişmeye açık ve merkezdeki bilgisayar ağı ve diğer kurumlara ait bilgisayar sistemleri ile bağlantı kurularak bilgi transferi yapılmasına imkan vermektedir. Bu sayede İzmir ili imkan ve kabiliyetlerine ait tüm bilgiler güncel tutulmakta, kriz hallerinde olaylara zaman kaybetmeksizin müdahale edilerek gerekli yardım ve destek sağlanmaktadır. Kriz Yönetim Merkezi gerektiğinde ileri teknolojik özellikleriyle tüm Dünya ile iletişim kurabilmektedir. İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü ve çeşitli illerde bulunan 33 merkezle, 24 saat açık olan Kriz Yönetim Merkezimizden Telsiz vasıtası ile görüşmeler yapılmaktadır. İzmir genelinde ise 28 ilçe ile Telsiz muhaberesi sağlanmaktadır. Elektrik kesintileri de düşünülerek yeterinden daha büyük bir jeneratör tesis edilmiştir.İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezinin İl Sivil Savunma Müdürlüğü’nde gerekli teknolojisi ile kullanıma hazır alternatifi bulunmaktadır. Her iki binanın da kullanılamaması durumunda İl Özel İdare Müdürlüğü binası kullanılacaktır. Ayrıca Kriz Yönetim Merkezinin mobil bir modelinin geliştirilmesi de planlanmaktadır.

 İzmir Afetler Acil Yardım Teşkilatı Üst Kurulu İzmir Valisi, Ege Ordu ve garnizon Komutanı ve Büyükşehir Belediye Başkanından oluşmaktadır. Üst kurulun yönetim ve denetimi doğrultusunda; ilimizdeki yüksek öğretim kurumları temsilcilerinden oluşan Bilim Kurulu, Afetler İl Koordinasyon Kurulu, Afetler Acil yardım Planında görevli Hizmet Grup Başkanlıkları, İlçe Kriz Yönetim Merkezleri, Mahalle Afet Komiteleri il afetler acil yardım teşkilatını oluşturmaktadır.

AFETLER ACİL YARDIM TEŞKİLATI ÜST KURULU İzmir Valisi, Ege Ordu Komutanı,İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanından oluşmaktadır. Amacı ise, İlin afet acil yardım planlarını değerlendirmek, Merkezi Yönetim, Askeri Birlikler ve Yerel Yönetimler arasındaki koordinasyonu en üst düzeyde sağlamaktır.

AFETLER BİLİM KURULU Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünden oluşmaktadır. Görevleri ise Afetler acil yardım teşkilatı üst kuruluna bağlı olarak, Afet hazırlık çalışmaları kapsamında bilimsel danışmanlık yapar, projeler oluşturur ve yürütür. Afet öncesinde gerekli görülen zamanlarda toplanır, Afet sırasında görevini devamlı olarak yürütür.

AFETLER İL KOORDİNASYON KURULU (İCRA KURULU) üyeleri;Vali Yardımcısı ,Ege Ordu Komutanlığı Temsilcisi, Büyükşehir Belediye Başkanlığı Temsilcisi,İl Jandarma Komutanı, DSİ 2. Bölge Müdürü,Karayolları 2. Bölge Müdürü, Köy Hizmetleri 16. Bölge Müdürü, İl Emniyet Müdürü, İl Sivil Savunma Müdürü, İl Sağlık Müdürü , İl Milli Eğitim Müdürü, Bayındırlık ve İskan İl Müdürü, Tarım İl Müdürü, Tedaş Müessese Bölge Müdürü ve  Kızılay Temsilcisinden oluşur. İldeki kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan bu kurul Afet Yönetimi ile ilgili çalışmalarda koordinasyonu sağlar.

5)      Diğer gruplar

KRİZ YÖNETİMİNİ GEREKTİREN HALLER VE KRİZ HALİNDE SEKRETERYA BAŞKANLIĞINI YÜRÜTECEK KOORDİNATÖR KURUMLAR Oluşumu:

7269/1051 sayılı Afetler Kanununun değişik 4. Maddesi gereğince 08.05.1988 Gün ve 19808 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Afetlere İlişkin Acil Yardım Teşkilatı ve Planlama Esaslarına Dair Yönetmelik" uyarınca hizmet grupları oluşturulmuş, 9 olan Hizmet Grubu sayısı valilik onayı ile 13'e çıkarılmıştır: İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezi; her türlü afete her an hazır olmak amacıyla; hazırlanan İl Afet Acil Yardım Planının güncel tutulabilmesi için ayda bir toplantılar düzenlenmekte, hizmet gruplarının uyumlu ve birbirine destek olacak şekilde çalışmalarını sağlamaktadır

Afetler Acil Yardım Planında Görevli Hizmet Grup Başkanlıkları:

1- Haberleşme Hizmetleri Grub

2- Ulaşım Hizmetleri Grubu

3- Kurtarma Hizmetleri Grubu

4- Yıkıntıları Kaldırma Hizmetleri Grubu
5- İlk Yardım ve Sağlık Hiz. Grubu

6- Ön Hasar Tespit Hizmetleri Grubu

7- Geçici İskan Hizmetleri Grubu

8- Güvenlik Hizmetleri Grubu

9- Satın Alma, Kiralama, Elkoyma ve Dağ. Hiz. Grubu

10-Tarım Hizmetleri Grubu

11-Elektrik Hizmetleri Grubu

12-Su ve Kanalizasyon Hizmetleri Grubu

13-Çevre Hizmetleri Grubu

14-Basın ve Halkla İlişkiler Grubu

a) Habereşme Hizmetleri Grubu

Oluşumu:

TELEKOM BAŞMÜDÜRLÜĞÜ

EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ

İL JANDARMA KOMUTANLIĞI

• Afet mahalleri ile sürekli haberleşmeyi sağlamak için telli-telsiz haberleşme ağı kurdurmak.

•Haberleşme tesislerinin afet sırasında nasıl kullanılacağına dair plan hazırlamak.

• Afet bölgesinde mevcut haberleşme imkanlarının yetersiz veya devre dışı kalması halinde personel, teçhizat ve diğer imkanlardan faydalanılmasını planlamak.

• Hasarlı haberleşme araçlarını süratle onarıp hizmete sokmak.

• Haberleşme tesisi olan kuruluşlarla ilgili bilgileri toplayarak gerekli harita ve cetvelleri düzenlemek.

• Afet haberleşmesinin öncelikli olduğunu ilgili yerlere duyurulmasını sağlamak ve en seri haberleşmeyi sağlamak için gerekli düzenlemeyi yapmak.

b) Ulaşım Hizmetleri Grubu

Oluşumu:

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İZULAŞ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

KARAYOLLARI 2. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI ESHOT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TCDD 3. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

THY A. O. ADNAN MENDERES HAVA LİMANI BAŞMÜDÜRLÜĞÜ

KÖY HİZMETLERİ İL MÜDÜRLÜĞÜ

DLH 6. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ
BAYINDIRLIK VE İSKAN İL MÜDÜRLÜĞÜ

DSİ 2. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVLERİ:

• Afet mahalline ve Afet mahallinde ulaşımın en kısa zamanda sağlanmasının gerektirdiği tertip ve düzenlemeleri alır, aldırır ve afet hizmetlerinde kullanılacak araçlara geçiş üstünlüğü sağlar.

• Hizmet gruplarının ihtiyacı olan taşıt ve iş makinelerinin tespit, tedarik ve tahsis işlemlerini düzenler.

• Afet şartları altında İlin ulaştırma tesis ve araçlarının durumlarını tespit ederek çalışmalarının devamı için gerekli tertip ve tedbirlerini alır, akaryakıt ihtiyacının giderilmesini sağlar.

• Deniz ve Hava limanları ile Demiryollarında seyrüsefer, tahmil ve tahliye ile ilgili özel tedbirleri alır.

c) Arama ve Kurtarma hizmetleri Grubu

Oluşumu:

İL SİVİL SAVUNMA MÜDÜRLÜĞÜ

BAYINDIRLIK VE İSKAN MÜDÜRLÜĞÜ

BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

EGE ORDU KOMUTANLIĞI

İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ

Bu grup çalışmalarını ilgili yönetmelik gereği görev verilen kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum örgütlerince kurulan kurtarma ekipleri ile yürütmektedir.

• Afet mahallinde ve yıkıntı altında kalan yaralıları kurtarır.

• Mahsur kalanları kurtarır.

• Altında insan, hayvan ve kıymetli eşya bulunduğu anlaşılan yıkıntıları kaldırır.

• Afet bölgesinde yangından korunma ve önleme tedbirlerini alır ve çıkan yangınları söndürür.

İLDEKİ ARAMA KURTARMA BİRİMLERİ:

1) SİVİL SAVUNMA MÜDÜRLÜĞÜ ARAMA KURTARMA EKİPLERİ

2) SİVİL SAVUNMA MAHALLİ KUVVETLERİ KURTARMA SERVİSİ

3) SİVİL SAVUNMA ARAMA KURTARMA BİRLİK MÜDÜRLÜĞÜ
4) EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ ARAMA KURTARMA BİRLİĞİ

5) BÜYÜKŞEHİR ARAMA KURTARMA BİRLİĞİ (AKS 110)

6) PETKİM ARAMA KURTARMA SERVİSİ

d) Yıkıntıları Kaldırma hizmetleri grubu

TEŞKİLİ:

BAYINDIRLIK VE İSKAN MÜDÜRLÜĞÜ

SİVİL SAVUNMA MÜDÜRLÜĞÜ

KÖY HİZMETLERİ İL MÜDÜRLÜĞÜ

TCK. MAHALLİ KURULUŞU

DSİ. MAHALLİ KURULUŞU

DLH. MAHALLİ KURULUŞU

TCDD. MAHALLİ KURULUŞU

THY. MAHALLİ KURULUŞU

BELEDİYE

ASKERİ BİRLİKLER

DİĞER İLGİLİ KURULUŞLAR, YETKİLİ TEMSİLCİLİKLERİ GÖREVLERİ:

• Ulaşımı engelleyen yıkıntıların kaldırılması ve temizlenmesini sağlar,

• Kurtarma ve yardım çalışmaları bakımından tehlikeli olabilecek binaların desteklenmesi, yıkılması ve temizlenmesini sağlar,

• Gerekli görülen yıkıntının kaldırılmasını ve temizlenmesini sağlar,

• Bu görevlerin yürütülmesinde öncelikle arama kurtarma ve ön hasar tespit hizmetleri grupları ile koordinasyon kurulmasını sağlar.

e) İlk Yardım ve Sağlık Hizmetleri Grubu

• Afet veya kriz bölgesinde, yaralı ve hastalar için, ilk ve acil yardım önlemlerini alır, gerektiğinde ambulanslar ile uygun hastanelere gönderilmelerini sağlar.

• Sabit ve mobil yataklı tedavi kurumlarında yatak kapasitelerini arttırıcı ve tedavi hizmetleri hızlandırıcı tedbirleri alır.

• Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için gerekli tedbirleri alır.

• Aşı, ilaç ve tıbbi malzemelerin teminini ve dağıtımını sağlar.

• Çevre sağlığı bakımından gerekli çalışmaları yapar.

• Ölülerin kimlik tespiti ve gömülmeleriyle ilgili tüm işlemleri yapar.

• Afetzedelere ve Sağlık personeline yönelik psiko sosyal destek çalışmalarını yürütür.

f) Önhasar Tesbit Hizmetleri Grubu

TEŞKİLİ:

BAYINDIRLIK VE İSKAN MÜDÜRLÜĞÜ

KÖY HİZMETLERİ,

DSİ,

TCK,

BELEDİYE,

DİĞER İLGİLİ KURULUŞLAR, YETKİLİ TEMSİLCİLERİ

GÖREVLERİ:

• Alınan haberlere göre nerelere, ne kadar ön hasar tespit ekibi göndereceğini tespit eder,

• Kesin hasar tespitleri için gerekli bilgileri sağlar,

• Hasarın yoğun olduğu bölgeleri belirler,

• Afetten sonra konut, resmi ve özel tüm yapılar ile hayvan barınaklarındaki hasarın en kısa zamanda tespitini sağlayıcı tedbirleri alır,

• Ön hasar tespit formlarını düzenlettirir,

• Can güvenliği bakımından oturulması sakıncalı olan ve yıktırılması gereken binaları belirler,

g) Geçici İskan Hizmetleri Grubu

 GÖREVLERİ:

• Ön tespit çalışmaları tamamlandıktan sonra açıkta kalan ailelerin geçici iskanlarını sağlar.

• Afetzedelerin kısa süreli geçici iskanları için öncelikle çadır olmak üzere, sağlam bulunan okul ve diğer resmi ve özel binaların kısa süre için bu işe tahsisini sağlar.

• Geçici iskan alanlarının belirlenmesi, düzenlenmesini ve ünitelerin kurulmasını sağlar.

• Geçici iskandaki ailelerin ihtiyaçlarını belirler ve teminini sağlar.

• Uzun süreli geçici iskan için resmi kuruluşlara ait bu amaçla kullanılabilecek binaları belirler, gerekirse tahsis ve kiralanmasını sağlar.

• Afetzedelerin geçici iskan mahalline taşınmalarını sağlar.

• Geçici İskan mahallerinin yol, su ve elektrik gibi ihtiyaçlarını belirleyip temin ettirir.

h)Güvenlik Hizmetleri Grubu

TEŞKİLİ:

İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ

İL JANDARMA KOMUTANLIĞI

EGE ORDU KOMUTANLIĞI YETKİLİ TEMSİLCİLERİNDEN OLUŞUR.

GÖREVLERİ:

• Afet bölgesinde güvenlik, düzen ve trafiği sağlamak

• Çapulculuğu önlemek.

• Menfi propagandalara mani olmaktır.

ı) Satın alma , Kiralama, El koyma ve Dağıtma hizmetleri Grubu

TEŞKİLİ:

VALİNİN İTA AMİRİ OLARAK GÖREVLENDİRECEĞİ KİŞİ

SİVİL SAVUNMA MÜDÜRLÜĞÜ TEMSİLCİSİ

EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ TEMSİLCİSİ

DEFTERDAR

BAYINDIRLIK VE İSKAN MÜDÜRLÜĞÜ FON SAYMANI MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ TEMSİLCİSİ

MÜFTÜLÜK TEMSİLCİSİ ÖZEL İDARE MÜDÜRLÜĞÜ TEMSİLCİSİ

BELEDİYE TEMSİLCİSİ

KIZILAY TEMSİLCİSİ

GÖREVLERİ:

• Gerekli görülen ihtiyaç malzemelerini Fonlar İhale Yönetmeliğine göre satın alır.

• İhtiyaç duyulan taşınmaz mal ve araç gereçleri kamu kurum ve kuruluşlarından geçici olarak teslim alır.

• İhtiyaçların yukarıdaki kaynaklardan yeterince karşılanmaması halinde kiralamak ve el koymak suretiyle temin eder.

• Satın alma, kiralama ve el koyma işlemleri için komiteden onay belgesi alır.

• Teslim alma anında mal sahibinin veya yetkili vekillerinin hazır bulunmaları halinde teslim alma belgesi karşılığında, acil durumlarda tutanakla teslim alır, teslim alma belgesini bilahare tanzim eder

• Satın alınan, kiralanan veya al konulan taşınmaz mal ve her türlü araç gereçleri ilgili hizmet grupları emrine, satın alma belgesini Fon saymanına verir.

• Acil yardım ve geçici iskan hizmetlerinde kullanılmak üzere kiralanan veya al konulan her türlü malı örnek Ek.20 forma göre sahibine teslim eder.

• Temin edilen malzemelerin depolanmasını, korunmasını ve dağıtımını sağlar.

• Yiyecek, giyecek veya nakdi yardım alanların listelerini düzenler ve onaylar.

• Gerekli görülen malzemelerin sağlığa uygun olup olmadığının denetim ve kontrolünü yapar.

• Gerektiğinde, Kızılay'ın dağıtımına da yardımcı olur.

i)Tarım Hizmetleri Grubu

Görev ve Yetkileri:

• Sahipsiz veya barınaksız kalmış hayvanların tespit ve değerlendirilmesini sağlar.

• Resmi ve özel kuruluşlara ait işletmelerde geçici olarak barındırmak için hayvanları emanete alır ve sevk eder.

• Resmi ve özel kuruluşlarca hayvanların alım, kesim işlemlerini yaptırır.

• Bölgenin ihtiyacı olan hayvan yemini temin eder.

• Koruyucu aşılama yapar.

• Hijyenik şartları sağlamak için her türlü tedbirleri alır.

• Ölen hayvanların sağlığa zararsız hale getirilmesini sağlar.

• Tarımla ilgili ihtiyaçları temin eder.

• Zarar gören tarım arazisinin tekrar tarıma elverişli hale getirilmesini sağlar.

• Gerektiğinde afetzede çiftçilerin banka borçlarını erteletir ve lüzumlu tarım kredilerinin verilmesini sağlar.

• Gıda İşletmelerinin afet sonrası üretim yeterliliğinin ve gıda ürünlerinin sağlığa uygunluğunun denetimi.

• Afet sonrası, koşullara bağlı olarak, Körfezin tümünün su ürünleri avcılığına kapatılması ve yasağın denetlenmesi

j)Elektrik Hizmetleri Grubu

Görev ve Yetkileri:

• Ön tespit çalışmaları tamamlandıktan sonra;

• Can ve mal emniyetinin sağlanması

• Oluşan hasar ve arızalara en kısa sürede müdahale etmek

• Valilik kriz merkezi ve önemli birimlerin elektrik almasını sağlamak

• Geçici iskan alanlarına elektrik hizmetinin verilmesi

• Hizmet grubuna bağlı personelin sevk ve idaresi

• Hasarsız bölge ve binaların tespit edilip elektrik hizmetinin sağlanması

• Dışarıdan gelen yardımcı ekiplerin koordinasyonu

• Toplama merkezlerine elektrik hizmetinin verilmesi

k) Su ve Kanalizasyon Hizmetleri Grubu

TEŞKİLİ:

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

İZSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

İLLER BANKASI 3. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

KÖY HİZMETLERİ İL MÜDÜRLÜĞÜ

D.S.İ. 2. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

Görevleri:

• Bozulan su ve kanalizasyon tesislerinin acil onarımını yapar, yaptırır ve devamlı hizmet vermesini sağlar.

• Geçici iskan ünitelerinin su ve kanalizasyon tesislerinin ihtiyacını sağlar ve bu tesislerin kontrollüğünü yapar.

• İçme ve kullanma sularının arıtım ve dezenfeksiyonunu sağlar.

• Önemli tesislerin kısa sürede devreye girmesi için gerekli tedbirleri alır.

• İl, ilçe, köy ve diğer yerleşim ünitelerinin su ve kanalizasyon tesislerinin durumunu gösterir plan, bilgi ve cetvelleri düzenler.

l) Çevre Hizmetleri Grubu

TEŞKİLİ:

DSİ 2. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

MTA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

ÇEVRE İL MÜDÜRLÜĞÜ

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

İZSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

EGE ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ

D.E.Ü. ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

Görevleri:

• İlide faaliyet gösteren ve Acil Durum Planı kapsamında olan işletmelerin kimyasal madde envanterini çıkarır.

• Söz konusu sanayi tesislerinin Özel Acil Durum Planlarını hazırlamalarını ve bu planlarına uygun tatbikat yapmalarını sağlar.

• Afet halinde ortaya çıkacak olan kimyasal madde ve maddelerin çevreye uyumlu şekilde bertaraftı için alınması gereken tedbirleri belirler.

• Kimyasal madde veya maddelerin ne kadarlık bir alanı tehdit edebileceğini tespit eder ve risk altındaki bölgelerin boşaltılmasını sağlar.

• Açığa çıkan kimyasal madde veya maddelerin havada, suda veya toprakta karışma oranlarını belirlemek için analiz yapılmak üzere numuneler alır.

• Analiz sonuçlarına veya gözlemlere dayanarak havada, suda yada toprakta meydana gelen kirliliğin hangi yöntemle giderileceğini belirler.

m) Basın ve Halkla İlişkiler Grubu

Bugüne kadar ülkemizde yaşanan afetlerde çalışmaların en çok aksayan yönünün; yazılı ve sözlü medya aracılığı ile yapılan işlemlerin halka yeterince duyurulamaması ve bunun sonucunda kamuoyunda tepkilerin oluşması olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle olası afetlerde yapılacak çalışmaları halka en iyi şekilde anlatabilmek için "Basın ve Halkla İlişkiler Hizmet Gurubu" nun oluşturulması gerektiği düşünülerek.

İzmir İli Afet Acil Yardım Planında var olan 13 Hizmet Gurup Başkanlığına "Basın ve Halkla İlişkiler Hizmet Gurubu" nun eklenmesini ve bu hizmet grubunun mümkün olduğunca gönüllü olarak ilimizde bulunan gazete ve televizyon gibi görsel medya mensuplarından oluşturulmasına 08.03.2004 Tarihli valilik oluru ile karar verilmiştir.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Buraya kadar yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; bugün Türkiye’de kriz yönetimi yapılanması istenilen seviyede değildir. Son derece karmaşık, hantal ve dağınık bir yapılanma söz konusudur. Kriz yönetiminin örgütlenmesi normal yönetimin bir özeti niteliğindedir. Onun bütün olumsuzluklarını ve yavaş işleyen hantal yapısını yansıtmaktadır. Yetki, imkan, personel, araç ve gereç bakımından son derece dağınıklık ve başıbozukluk söz konusudur. Bu yüzden meydana gelen krizlere ve bu nevi olaylara anında ve gereği gibi müdahale edilememektedir. Sonuçta ise azımsanmayacak ölçüde mal ve can kaybı ile sonuçlanmaktadır. Halbuki kriz olayları ani ve hızlı meydana gelen ve buna göre tedbir alınması gereken olaylardır. Mevcut bu hantal ve karmaşık yapıyla süratli karar alma ve uygulama imkanı bulunmamaktadır. Kriz yönetim yapısının bu olumsuzlukları giderecek yapıya kavuşturulması gerekir. Kriz yönetimi yapısı hastanelerdeki acil servisler gibi hizmet veren örgütlenmelerdir. Yapısının da buna göre oluşturulması gerekir.

Günümüzde Dünya’da ve Türkiye’de meydana gelen değişme ve gelişmeler karşısında kriz olayları insan yaşantısına iyice girmiş ve krizler artık rutinleşmiş ve olağanlaşmıştır. Böylesine her an ve her yerde sık sık karşılaştığımız bir olayla ilgili olarak, ona göre hazırlıklı olmak ve gereken tedbirleri aksatmadan ve gereği gibi almak durumundayız. Türkiye özellikle son yıllarda hemen hemen her gün büyük veya küçük nitelikte bir kriz ortamı ile karşı karşıya gelmektedir. Bu ortam içeriden veya dışarıdan olabilmektedir. Önemli olan meydana gelen bu krizlere karşı merkezi yönetim ve taşra teşkilatı nezdinde gerekli tedbirlerin anında alınmasını ve uygulanmasını sağlayacak bir yapının oluşturulmasıdır.

Bu doğrultuda Türkiye’nin kriz yönetimi açısından merkez ve taşra örgütlenmesi ile ilgili olarak alınması gereken tedbirler ile yapılması gereken düzenlemelerden bazıları konusunda ki öneriler aşağıya çıkarılmıştır. Buna göre;

1)Merkez ve taşra düzeyinde dağınıklık giderilerek yetkilerin ve imkanların tek elde toplanması kesinlikle sağlanmalıdır.

2) Örgütlenmede Müsteşarlık düzeyinde doğrudan Başbakana bağlı bir yapı getirilmelidir. Krizle ilgili her yapı diğer birimlerden alınarak buraya bağlanmalıdır. Öyle ki bu konuda hiçbir istisna olmamalıdır.

3)Bu yönetim Başbakana en yakın yerde ve konumda olmalıdır.

4)Kriz Yönetim Müsteşarlığına bağlanan ilgili kurumlardan gereksiz olanlar kaldırılmalı ve diğerleri de sade bir yapıya büründürülmelidir.

5)Taşra teşkilatı da merkeze paralel olarak yeniden düzenlenmeli ve tek elde toplanmalıdır. Bu konuda mülki amirler doğrudan yetkili olmalıdır.

6)Oluşturulacak yapının özerk statüsü, kendisine has bütçesi, doğrudan başbakana bağlı, diğer etkilerden arındırılmış, yeterli personel araç ve imkanı olan bir yapı olmalıdır.

7)’’Kriz yönetimi’’, ‘’acil yönetim’’ veya ‘’afet yönetimi’’ adı ne olursa olsun bu alandaki mevzuat karmaşasına son verilmeli ve bu alandaki bütün mevzuat taranmak suretiyle gereksiz olanlar ayıklanmalı ve diğerleri bir bütünlük içinde ve güncel olarak ele alınarak yürürlüğe sokulmalıdır.

8)Toplumun bilinçlenmesi için gereken eğitim çalışmaları ve gönüllü kuruluşların daha aktif hale getirilmesi çalışmalarına gereken önem verilmelidir.

 9)Ulaşım ve özellikle iletişim imkanlarının kriz yönetiminin ruhuna ve hızına uygun olarak yapılandırılması kaçınılmazdır.

 Son söz olarak bugün Türkiye’deki kriz yönetimi yetersizdir ve dağınıktır. Sil baştan yeniden ele alınarak günün şartlarına göre düzenlenmesi kaçınılmaz olmaktadır.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1) 09 OCAK 1997 tarih ve 8716 sayılı Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği:

2) 03.02.1999 tarih ve B050.SSG.075.00.01-99/40 sayılı baş emir ile yayınlanan İçişleri Bakanlığı Kriz Merkezi Yönergesi

3) Abdullah YILMAZ, Afet Yönetimi , Pegem A Yayınları, Ankara,Mayıs 2003, 152 sh.

4) İçişleri Bakanlığı Strateji Merkezi ve İTÜ Afet Yönetim Merkezi, Ulusal Acil Durum Yönetimi Modeli Geliştirilmesi Projesi Nihai Rapor, 2002

5) Kutluay ÖKTEM , Ahmet KARABİLGİN , ‘’Yönetim  Afet Yönetimin Yeniden Yapılandırılması ve Kriz Yönetimi’’ İçişleri Bakanlığı Merkez Valileri Araştırma Raporu ,Ankara, 2002  

6) Mustafa TAMER ‘’Türkiye’de ve Polis Teşkilatında Kriz Yönetimi yapısının Terör Açısından Değerlendirilmesi’’ Polis Dergisi, Sayı:40 nisan –Mayıs – Haziran 2004, Sh.281-289

7) Ömer SEYMENOĞLU ,Mustafa AYYILDIZ , ‘’ Kriz yönetimi, mülki idare amirlerinin kriz yönetimindeki görev-yetki ve sorumlulukları ile kriz yönetimi iş ve işlemlerinin teftişine ilişkin usul ve esasların araştırılma konusu ‘’ . Mülkiye Müfettişleri İnceleme ve Araştırma Raporu (10.05.2003) ,İçişleri bakanlığı Web Sitesi Yayınlar Bölümü

8) Acil Durum ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün  Kurulması Yasa Tasarısı Taslağı’’

9) Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü Brifing Bilgileri

10) İzmir Valiliği Kriz Yönetimi Yönergesi’’ ‘‘İzmir Valiliği Kriz Yönetimi Örgütlenmesi’’ Bknz. İzmir Valiliği Web Sitesi Kriz Yönetimi bölümü

11) Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü, ‘’ Kapsamlı Acil Durum Yönetiminin Temel İlkeleri’’ Uluslararası Acil Durum Yönetimi Sempozyumu  Sonuç Raporu ,Ankara, 2003

 12) Mustafa TAMER, Yayınlanmamış Kriz yönetimi Ders Notları, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi, Ankara, 2004, 187 sh,



*Merkez Valisi


Bu içerik toplam 27.947 kez gösterildi, Site toplam 473.547 kez gösterildi, sayfalarımızı şu an 18 kişi geziyor.

 
           

afad@icisleri.gov.tr
Tel: (0312) 422 47 61 - 418 66 81 Faks: (0 312) 419 71 08 - 419 77 13 Avea: (0505) 478 18 75 Adres: İnönü Bulvarı No:4 Bakanlıklar - ANKARA